EKONOMİ

Şaşırtan Gerçek: İstanbul’da Topraksız Tarım ile Yılda 12 Hasat, %99 Su Tasarrufu!

İstanbul, geleneksel tarım yöntemlerinin ötesine geçerek, topraksız tarım ve modern örtü altı üretim teknikleriyle gıda üretiminde çığır açıyor. Özellikle son on beş yılda hidroponik sistemler, kontrollü tarım uygulamaları ve modern sera yatırımları büyük bir ivme kazandı. 2020 sonrası dönemde tam kontrollü kapalı alan yetiştiriciliği hızla yaygınlaşırken, şehirdeki topraksız tarım işletme sayısı 29’a ulaştı.

Bu yenilikçi üretimler, Çatalca, Pendik, Beykoz, Büyükçekmece, Sarıyer, Çekmeköy, Silivri, Ataşehir ve Kağıthane gibi çeşitli ilçelerde gerçekleştiriliyor. Kapalı Ortamda Bitkisel Üretim Kayıt Sistemi (KOBÜKS) verilerine göre, 189,5 dekarlık alanda domates, biber, çilek ve mantar gibi ürünlerden yıllık yaklaşık 950 ton, marul, kıvırcık, maydanoz ve roka gibi yeşil yapraklı sebzelerden ise 5,8 milyondan fazla adet ürün elde ediliyor. Bu rakamlar, İstanbul’da sürdürülebilir gıda üretimine önemli bir katkı sağlıyor.

Topraksız tarımın yaygınlaşmasının ardında birçok kritik faktör bulunuyor. İklim değişikliği kaynaklı artan sıcaklıklar, düzensiz yağışlar ve uzun süreli kuraklıklar, geleneksel tarımı riskli hale getiriyor. Bu durum, üreticileri kontrollü üretim sistemlerine yöneltiyor. Artan kuraklık koşullarında su tasarrufu sağlayan topraksız sistemler, suyu kontrollü ve geri dönüşümlü kullanarak geleneksel yöntemlere göre çok daha yüksek verimlilik sunuyor. Kentleşme baskısı nedeniyle azalan tarım arazileri ve yükselen arazi maliyetleri ise küçük alanlarda yüksek verim elde etmeyi mümkün kılan bu modelleri cazip kılıyor. Ayrıca, üretim merkezlerinin tüketim noktalarına yakın olması, lojistik maliyetlerini düşürüyor, ürün kayıplarını en aza indiriyor ve tüketicilere daha taze ürünler ulaşmasını sağlıyor. Bu da kentsel tarım ve şehir tarımı kavramlarını öne çıkarıyor.

Tarım ve Orman Bakanlığı, modern sera yatırımları, topraksız tarım sistemleri ve otomasyon uygulamaları gibi alanlardaki yatırımları çeşitli destek programlarıyla teşvik ediyor. Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) ve IPARD Programı gibi mekanizmalar, düşük faizli kredilerle üreticilere önemli fırsatlar sunuyor. Özellikle genç girişimciler ve kadın üreticiler, bu destek programlarında öncelikli gruplar olarak kabul ediliyor ve ilave puan avantajlarından yararlanabiliyor.

Topraksız tarım teknolojilerinin sunduğu avantajlar saymakla bitmiyor. Bitkilerin suya, besin elementlerine ve oksijene kontrollü erişimi sayesinde büyüme hızlanıyor, bitki stresi azalıyor ve ürün kalitesi artıyor. Geleneksel tarımda yılda bir veya iki hasat alınabilen bazı ürünlerde, topraksız sistemlerle yılda 6 ila 12 kez hasat yapılabiliyor, bu da birim alandan elde edilen üretim miktarını katlayarak artırıyor. Ayrıca, toprak kaynaklı hastalık ve zararlıların kontrol altına alınması, daha sağlıklı ve kaliteli ürünlerin elde edilmesini sağlıyor. Yıl boyunca kesintisiz üretim yapabilme imkanı, üreticilerin pazara düzenli ürün sunmasını ve gelirlerini daha istikrarlı yönetmesini sağlıyor.

İstanbul’un gıda arz güvenliğini güçlendiren önemli bir adım da 2022’de hizmete açılan İstanbul Kapalı Dikey Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezi. Türkiye’de kamu eliyle kurulan bu öncü merkez, yerin 30 metre altında, 700 metrekarelik alanda faaliyet gösteriyor. 320 metrekarelik bölümünde dört katlı hidroponik üretim sistemi bulunan merkezde, marul ve fesleğen gibi yapraklı sebzeler üretiliyor. Tam otomasyon sayesinde sıcaklık, nem, CO2, ışık ve besin değerleri kontrol altında tutularak yılın 365 günü üretim yapılıyor. Merkez, geleneksel yöntemlere kıyasla %95-99 oranında su tasarrufu sağlarken, birim alandan çok daha yüksek verim elde edilmesine olanak tanıyor.

Dikey tarım ve topraksız üretim, İstanbul gibi yoğun nüfuslu ve tarım arazilerinin kısıtlı olduğu şehirlerde büyük bir potansiyel taşıyor. Depo, atıl binalar ve kapalı alanlar gibi mevcut yapıları tarımsal üretime kazandırarak, kent içinde taze ve sağlıklı gıdaya erişimi kolaylaştırıyor. Bu yenilikçi yaklaşım, geleneksel tarımın bir alternatifi olmaktan ziyade, özellikle yapraklı sebzeler, aromatik bitkiler ve yüksek katma değerli ürünlerde mevcut üretimi tamamlayan bir model olarak öne çıkıyor. Gelecekte İstanbul’un sürdürülebilir gıda sistemlerinde bu teknolojilerin daha fazla yer alması bekleniyor.

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/istanbulda-topraksiz-tarim-yayginlasiyor-949512.html

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir