Dünya Ekonomisi Alarmda! Fed, Enflasyon ve Teknoloji Devleri: İşte Yeni Dönemin Şifreleri
Geçtiğimiz hafta dünya ekonomisi, ABD-İran arasındaki uzlaşma çabaları, Amerikan Merkez Bankası (Fed)’in sıkı para politikası sinyalleri ve teknoloji devlerinin finansal performansına dair değerlendirmelerle şekillendi. Küresel piyasalar, bu gelişmelerin etkisi altında hareketli bir dönem yaşadı.
Orta Doğu’da barış arayışları sürerken, devam eden enflasyon endişeleri Fed’in faiz artırma takvimini belirlemede kilit rol oynadı. Para piyasalarında, Fed’in yıl sonuna kadar iki kez daha faiz artırımı yapabileceği beklentileri güçlenirken, bu durum yatırımcıları belirsizliğe sürükledi. Fed’in yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, Mayıs ayında yıllık bazda %3,4 ile beklentilere paralel yükseldi ancak Ekim 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler, bu verinin petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen ileriye dönük ciddi bir enflasyon bozulması sinyali vermediğini, aksine petrol destekli enflasyonda yavaşlama potansiyeli taşıdığını belirtti. Bu değerlendirmelerle birlikte, Fed’in faiz artırımı beklentileri Eylül yerine Ekim ayına kaydı.
Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından izlendi. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, faiz beklentilerini “bir indirim”den “bir artışa” çevirdiğini ifade ederek, gelecek ekonomik verilerin önemine vurgu yaptı. Önümüzdeki dönemde ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi, Fed’in gelecekteki adımları için kritik ipuçları sunacak. Ayrıca Fed Başkanı Kevin Warsh, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Forumu’nda bir konuşma yapacak.
Enerji fiyatlarından kaynaklanan enflasyon riskleri, yapay zeka ve teknoloji sektöründe artan çip talebiyle dijital alana kaydı. Çip maliyetlerindeki yükseliş, Apple gibi teknoloji şirketlerinin ürün fiyatlarını artırmasına neden olurken, bu durum yapay zeka şirketlerinin büyüme ve karlılık potansiyelini olumsuz etkileyebileceği endişelerini beraberinde getirdi. OpenAI’nin halka arzını erteleme olasılığı ve SpaceX’in performansı gibi haberler, çip hisselerinde değer kayıplarına yol açtı.
Bu gelişmelerin ışığında, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi %4,37’ye gerilerken, dolar endeksi 101,5 seviyesine çıkarak güçlü duruşunu korudu. Faizlerin uzun süre yüksek kalacağı beklentileri ve güçlenen dolar, altın fiyatlarını olumsuz etkiledi; altının onsu Kasım 2025’ten bu yana ilk kez 4.000 doların altına sarktı. ABD-İran görüşmelerindeki olumlu seyirle petrol fiyatları gerileyerek Brent petrolün varil fiyatı %8,5 düşüşle 73,5 dolara indi.
Borsalarda ise karışık bir tablo hakimdi. New York borsasında S&P 500 ve Nasdaq düşerken, Dow Jones yükseliş kaydetti. Yarı iletken devi Micron Technology’nin beklentilerin üzerinde gelen finansal sonuçları, teknoloji hisselerine yönelik bazı endişeleri hafifletti. Makroekonomik verilerde ABD ekonomisi ilk çeyrekte %2,1 büyürken, işsizlik maaşı başvuruları azaldı ve dayanıklı mal siparişleri beklentilerden daha az geriledi. Ancak cari işlemler açığı arttı ve yeni konut satışları beklentilerin altında kaldı.
Avrupa’da ise piyasalar satıcılı seyretti. Almanya ve Euro Bölgesi’nde açıklanan PMI verileri, ekonomik aktivitede daralma sinyalleri verdi. Gelecek hafta ECB Başkanı Christine Lagarde’ın konuşmaları ve Euro Bölgesi enflasyon verileri piyasaların odağında olacak.
Asya piyasaları da yapay zeka ve Orta Doğu gelişmeleriyle dalgalandı. Güney Kore borsasında sert düşüş ve yükselişler yaşanırken, Japonya’da enflasyon beklentilerin üzerinde geldi ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz artırımı beklentilerini güçlendirdi. Dolar/yen paritesi son 40 yılın zirvesini görerek müdahale beklentilerini artırdı.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi düşüşle kapandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan’ın Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) konferansındaki konuşması dikkat çekerken, dolar/TL haftayı hafif yükselişle tamamladı. Önümüzdeki hafta Türkiye’de işsizlik oranı, dış ticaret dengesi ve özellikle enflasyon verileri yakından takip edilecek.