Kadın İstihdamında Tarihi Zirve: İşsizlik Son 18 Yılın En Düşüğünde!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan güncel verilere göre, Türkiye’de işsizlik oranı tam 38 aydır tek haneli seyrini başarıyla sürdürüyor. Ülke ekonomisindeki bu olumlu tablo, özellikle kadın istihdamı alanında dikkat çekici gelişmelerle destekleniyor.
Mevsimsellikten arındırılmış temel iş gücü göstergeleri, Haziran ayında 15 yaş ve üzeri bireyler için işsizlik oranının yüzde 7,6’ya gerilediğini ortaya koydu. Bu oran, aylık veri kayıtlarının başladığı Ocak 2005’ten bu yana ulaşılan en düşük seviye olarak tarihi bir eşiği işaret ediyor.
Haziran ayındaki işsizlik verileri incelendiğinde, erkeklerde bu oran yüzde 6,5 iken, kadınlarda işsizlik oranı yüzde 9,8 olarak kaydedildi. Bu düşüşle birlikte, kadınlarda işsizlik yeniden tek haneli seviyelere inmiş oldu. Bu durum, Eylül 2012’den bu yana geçen 166 ayın en düşük kadın işsizlik oranı olarak kayıtlara geçti ve ekonomi için önemli bir gösterge haline geldi.
Haziran ayında kadın iş gücü 12 milyon 2 bin kişi olarak belirlenirken, bu sayının 10 milyon 831 bini istihdam edildi. 15 yaş ve üzeri kadınlarda işsiz sayısı ise 1 milyon 171 bin ile Mayıs 2016’dan bu yana en düşük düzeye gerileyerek iş gücü piyasasında olumlu bir ivmeyi gözler önüne serdi.
Genç nüfusta işsizlik oranları da iyileşme gösterdi. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, Haziran ayında bir önceki aya göre 1,8 puan azalarak yüzde 12,8’e düştü. Genç kadınlarda işsizlik oranı ise yüzde 17,3 olarak hesaplandı. Bu oran, aylık serinin başlangıcı olan Ocak 2014’ten bu yana genç kadınlarda kaydedilen en düşük seviye oldu.
Haziran ayında genç kadın işsiz sayısı 331 bin olarak belirlenirken, genç kadın istihdam sayısı 1 milyon 581 bine yükseldi. Bu artış, Ocak 2014’ten bu yana istihdam edilen kadın sayısındaki en yüksek seviyeye işaret ediyor.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Talha Yalta, konuya ilişkin değerlendirmesinde, kadın işsizlik oranının tek haneye inmesinin kadın istihdamı açısından kritik bir gelişme olduğunu vurguladı. Yalta, Haziran ayında Türkiye’de yaratılan 227 bin yeni istihdamın yaklaşık yüzde 78’inin (177 bin) kadınlardan geldiğini belirtti. Kadın iş gücü 109 bin artarken, işsiz kadın sayısının 68 bin azalması, bu iyileşmenin kadınların iş aramaktan vazgeçmesiyle değil, iş gücü piyasasına yeni katılımlar sürerken istihdamın çok daha hızlı artmasıyla açıklandığını ifade etti.
Prof. Dr. Yalta, bu olumlu tablonun arkasında hem uzun hem de kısa vadeli tamamlayıcı faktörler bulunduğunu belirtti. “Son yıllarda genç kadınların eğitim düzeyi Türkiye’de önemli bir dönüşüm geçirdi. 25-34 yaş grubundaki kadınların yükseköğretim mezuniyet oranı 2025’te yüzde 50,3’e ulaştı,” diyen Yalta, eğitim ile çalışma hayatına katılım arasında güçlü bir ilişki olduğunu vurguladı. Yükseköğretim mezunu kadınlarda iş gücüne katılım yüzde 68,7’ye ulaşırken, lise altı eğitimlilerde bu oran yüzde 27,5’te kalıyor. Bu durum, günümüzde iş gücü piyasasına giren genç kadın nesillerinin geçmişe göre çok daha fazla bilgi ve beceriye sahip olduğunu gösteriyor.
Ekonominin hizmet sektörü ağırlıklı dönüşümünün, sağlık, eğitim, ticaret, finans ve bilgi yoğun alanlarda bu birikime uygun istihdam fırsatlarını artırdığını ekleyen Yalta, genç kadın işsizliğinin yüzde 17,3’e gerilemesinin, bu iyileşmenin genç kuşaklara da yayıldığının güçlü bir işareti olduğunu dile getirdi.
Yalta, İş Pozitif ve Kadın İstihdamı İçin Pozitif Ayrımcılık Projesi (KİPAP) gibi güncel uygulamaların da yapısal dönüşümü destekleyen araçlar olduğunu belirtti. Bu programların, iş arayanlar ile işverenler arasındaki eşleşmeyi kolaylaştırdığını, ilk işe alım ve işbaşı eğitim maliyetlerini azalttığını, ayrıca çocuk bakım desteğiyle kadınların çalışma hayatına girişindeki somut engellerden birini doğrudan hedeflediğini ifade etti. Sonuç olarak, Haziran ayı TÜİK verileri, güçlü iş gücü talebi, hedef odaklı istihdam politikaları ve kadınların artan beşeri sermayesinin birbirini tamamlamaya başladığını gösteriyor. Yalta, “Kadın emeği, ekonominin yedek gücü değil, büyümenin temel yapı taşlarından biridir. Haziran’da çalışma hayatının kapısı yalnızca önündeki kuyruğu azaltmamış, aynı zamanda daha fazla kadına açılmıştır,” sözleriyle açıklamasını tamamladı.