İshalde Kritik Uyarı: Bu Belirtiler Varsa Acilen Doktora Gitmelisiniz!
Yaz aylarında yükselen hava sıcaklıkları, bakteri, virüs ve parazitlerin hızla çoğalması için ideal bir ortam yaratır. Bu durum, uygun koşullarda saklanmayan veya uzun süre açıkta bırakılan gıdaların tüketilmesiyle bağırsak enfeksiyonları ve besin zehirlenmesi riskini önemli ölçüde artırmaktadır. Özellikle yaz ishalleri bu dönemde sıkça görülür.
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Adalet Altunsoy, yaptığı açıklamada, yaz aylarında artan ishal vakaları, gıda zehirlenmeleri ve bunlara bağlı gelişebilecek sıvı ve elektrolit kaybı konusunda kritik uyarılarda bulundu.
Prof. Dr. Altunsoy, artan sıcaklıkların gıda güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunun altını çizdi: “Yaz mevsimi, bağırsak enfeksiyonları ve gıda zehirlenmelerinin zirve yaptığı bir dönemdir. Sıcak hava, bakteri, virüs ve parazitlerin üremesini hızlandırır. Pişmiş yiyecekler bile açık havada birkaç saat içinde milyonlarca bakteri barındırabilir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.”
Uzman isim, bağırsak enfeksiyonlarından korunma yollarının başında gıda güvenliği kurallarına titizlikle uymanın geldiğini belirtti. “Soğuk zincirin bozulduğu, doğru saklanmayan, yetersiz pişirilen veya uzun süre dışarıda bırakılan besinlerin tüketimi, ishal riskini kayda değer ölçüde yükseltir,” şeklinde bilgi verdi.
İshal ve kusmanın yol açtığı dehidrasyon ve elektrolit kaybının ciddiyetine değinen Altunsoy, özellikle çocuklarda ishal, yaşlılarda ishal ve böbrek, diyabet veya kalp rahatsızlığı olan kronik hastalarda ishalin daha ağır seyrettiğini vurguladı. “Hastalarımız ishal veya bağırsak enfeksiyonları sırasında yalnızca su değil, sodyum, potasyum, bikarbonat gibi önemli elektrolitleri de kaybeder,” diyen Altunsoy, ishalde doktora ne zaman başvurulmalı sorusuna yanıt olarak şu kritik uyarıları yaptı: Yeterli sıvı alımına rağmen özellikle çocuklarda ve yaşlılarda gözlerde çökme, dilde kuruluk, aşırı halsizlik, bilinç bulanıklığı gibi dehidrasyon belirtileri görülüyorsa; ishale eşlik eden ateş 2-3 günden uzun sürüyorsa; kanlı ishal veya şiddetli ve kontrol edilemeyen kusma mevcutsa, derhal bir sağlık kuruluşuna başvurmak hayati önem taşır.
Besin zehirlenmeleri ile bağırsak enfeksiyonlarının benzer semptomlarla ortaya çıktığını belirten Altunsoy, bağırsak enfeksiyonlarında genellikle karın ağrısı ve ishalin baskın olduğunu, besin zehirlenmelerinde ise şüpheli bir yiyecek tüketimini takiben önce kusmanın, ardından ishalin görülebileceğini açıkladı.
Altunsoy, bağırsak enfeksiyonları tedavisinde sıkça yapılan yanlışlardan birinin antibiyotik kullanımı olduğunu dile getirdi. Antibiyotiklerin bağırsak florasını bozabileceğini, ishal süresini uzatabileceğini ve antibiyotik direncine neden olabileceğini vurgulayan uzman, asıl önceliğin kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yerine konulması olduğunu belirtti.
Ayrıca, Prof. Dr. Altunsoy, özellikle küçük çocuklarda ishal durumunda asitli içecekler ve meyve suyu verilmesinin hatalı bir uygulama olduğunu, bu tür içeceklerin ishali kötüleştirebileceği ve süresini uzatabileceği konusunda ebeveynleri uyardı.
Gıda hazırlığı ve muhafazasında hijyen kurallarının kritik rol oynadığını belirten Altunsoy, “Et ve süt ürünleri gibi hassas gıdaların yeterince pişirilmesi, pişmiş yemeklerin oda sıcaklığında uzun süre bekletilmemesi, çiğ et ve sebzeler için farklı kesme tahtaları kullanılması elzemdir. Ayrıca, sebze ve meyvelerin tüketilmeden önce bol suyla iyice yıkanması, besin zehirlenmeleri ve bağırsak enfeksiyonlarına karşı önemli bir koruma sağlar,” dedi.
Bağırsak enfeksiyonlarından korunmada el hijyeninin vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Altunsoy, yemek hazırlamadan ve yemeden önce, tuvalet kullanımı sonrası, bebek ve küçük çocukların bezini değiştirdikten sonra ellerin en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmasının çapraz bulaşmayı engellediğini ve enfeksiyon riskini ciddi ölçüde düşürdüğünü ifade etti.
Yaz aylarında havuz kullanımıyla ilgili de önemli tavsiyelerde bulunan Altunsoy, çocuklara havuz suyunu yutmamaları konusunda eğitim verilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, ishal şikayeti olan bebek ve çocukların, hem kendi sağlıklarını riske atmamak hem de enfeksiyonun diğer kişilere yayılmasını önlemek amacıyla havuza girmemesi gerektiğini önemle vurguladı.