17 Milyon Dolarlık Wells Fargo Soygunu: Saatte 8 Dolar Kazanan Adamın Çılgın Planı ve Sonu
4 Ekim 1997 akşamı, Wells Fargo’nun Charlotte şubesindeki sıradan bir vardiya sona ermek üzereydi. Kasayı kilitleyen kişi, bankanın kasa sorumlusu David Ghantt’tı. Yıllardır zırhlı araçlarla milyonlarca doları bankalar arasında taşıyan bir şirket için çalışmasına rağmen, kendi hayatında milyonerlikten eser yoktu. Körfez Savaşı gazisi, sabıkasız ve evli bir adam olan Ghantt, haftada 80 saat çalışıyor, neredeyse hiç özel hayatı olmuyor ve sadece 640 dolar maaş alıyordu. Bu durum, içinde büyüyen derin bir hayal kırıklığına yol açmıştı.
Bir gün mola odasında, iş arkadaşları Kelly Campbell ve Steve Chambers ile yaptığı yarı şaka yarı ciddi bir sohbet, beklenmedik bir şekilde gerçek bir plana dönüştü: Neden kasayı soymuyorlardı? Bu fikir hızla somut bir eylem planına evrildi. Kâğıt üzerinde basit görünen bu planın detayları şuydu: 4 Ekim gecesi Ghantt, vardiyası bittikten sonra kasada kalacak, diğerlerini içeri alacak, mümkün olduğunca çok nakdi bir minibüse yükleyeceklerdi. Ghantt, sadece 50 bin dolar alıp Meksika’ya kaçacak, paranın büyük kısmı Chambers’ta kalacak, ortalık yatışınca Ghantt’a parça parça gönderilecek ve sonunda ganimet eşit bölüşülecekti. Bu “Wells Fargo soygunu” planının en bariz açığı ise Chambers’ın Ghantt’a para göndermek için hiçbir yükümlülüğü olmamasıydı.
O gece, Ghantt yardımcısını erkenden eve yolladı. Güvenlik kameralarından ikisini devre dışı bırakmayı başardı, ancak üçüncüsünü gözden kaçırdı. Kasa açıldı ve para torbaları taşınmaya başlandı. Ancak hiç kimse milyonlarca doların ne kadar ağır ve hacimli olacağını hesaplamamıştı. Soyguncular, minibüse sığdırabildikleri kadarını doldurdular, geride milyonlarca dolar bırakarak. Yine de yanlarında tam 17.3 milyon dolar vardı – bu, o dönemde ABD tarihinin en büyük ikinci nakit soygunu olarak kayıtlara geçti. Ve ne yazık ki, unutulan güvenlik kamerası, Ghantt’ın paraları yükledikten sonra yaptığı o küçük zafer dansını da kaydetmişti.
Ertesi sabah kasa açılamayınca polis çağrıldı. David Ghantt ortada yoktu. Kamera görüntüleri dikkatle incelendi. İki gün içinde terk edilmiş minibüs bulundu; içinde 3 milyondan fazla dolar bırakılmıştı ve aracın içi kamera kayıtları da duruyordu. Bu sırada Ghantt, Meksika sahillerinde yeni hayatının tadını çıkarıyordu. Alyansını geride bırakmış, lüks otellerde kalıyor, tüplü dalış dersleri alıyordu. Ancak yanında sadece 50 bin dolar vardı ve bu para hızla tükeniyordu. Chambers’ı arayıp para istediğinde ise sert bir şekilde reddedildi.
Chambers cephesinde ise işler daha da kötüye gidiyordu. “David Ghantt soygunu” sonrası ortalıkta görünmemeleri gerekirken, o ve eşi mütevazı bir karavandan lüks bir malikâneye taşındılar. Bir BMW Z3 satın aldılar, pahalı dekorasyon ürünlerine binlerce dolar harcadılar. Üstelik bankaya nakit yatırırken gişedeki kıza şu aptalca soruyu sormaktan çekinmediler: “FBI’a bildirmek zorunda kalmadan ne kadar yatırabilirim? Merak etmeyin, uyuşturucu parası değil.” Bu arada, paraların üzerinde hâlâ Wells Fargo bantları vardı; her şey daha da saçma bir hal alıyordu.
Banka şüpheli durumu bildirdi ve FBI telefonları dinlemeye başladı. Ghantt’ın Meksika’dan yaptığı bir arama her şeyi netleştirdi. Dahası, Chambers paranın tamamına sahip olmak için Ghantt’a suikast planlamaya bile kalkışmıştı. Kiraladığı tetikçi Meksika’ya gitti ama Ghantt’ı öldürmek yerine onunla arkadaş oldu.
Mart 1998’de FBI sinyali takip ederek Ghantt’ı Meksika’da yakaladı. Ertesi gün Chambers, Campbell ve diğer suç ortakları tutuklandı. Bu “1997 soygunu”, teknik olarak banka parası içerdiği için federal suç sayıldı. Toplamda 24 kişi mahkûm edildi. Çoğu suçunu kabul etti. Ghantt 7.5 yıl hapis cezası aldı; yaklaşık 5 yıl sonra şartlı tahliyeyle çıktı. Chambers ise 11 yıl hapis yattı. Çalınan paranın neredeyse tamamı geri alındı, ancak 2 milyon doların akıbeti Ghantt tarafından hiçbir zaman açıklanmadı.
Yıllar sonra, Ghantt inşaat işçisi olarak çalışmaya başladı. 2016 yılında çekilen “Masterminds” filmine danışmanlık yaptı. Film, genel hatlarıyla gerçeğe sadık kalsa da pek çok detay değiştirilmişti. Ancak şu gerçek değişmedi: Saatte 8.15 dolar kazanan, kendini köşeye sıkışmış hisseden bir adam, tarihin en büyük nakit soygunlarından birini gerçekleştirmişti. Ve bu “banka soygunu” hikayesi, bir güvenlik kamerasının soygun sonrası kaydettiği küçük bir zafer dansıyla sonsuza dek hafızalara kazındı.
Kaynak: https://eksiseyler.com/saatte-8-dolar-kazanan-bir-calisanin-yaptigi-17-milyon-dolarlik-absurt-soygun