DÜNYA

Yapay Zeka Mucizesi: Ölüler Dijital Avatarlarla Geri Dönüyor, Yas Süreci Değişiyor!

ABD’deki Colorado Boulder Üniversitesi’nde bilgi bilimi üzerine derinlemesine araştırmalar yapan uzmanlar, yapay zekanın yas sürecindeki rolünü ve vefat eden kişilerin dijital ikizlerinin nasıl oluşturulduğunu inceliyor. Bu yenilikçi yaklaşım, teknolojinin insanlarla kurduğu bağları yeniden tanımlıyor.

Günümüzün gelişmiş büyük dil modelleri sayesinde, hayatını kaybedenlerin geride bıraktığı dijital izler kullanılarak, onların konuşma ve yazma tarzlarını taklit edebilen, hatta yüz ifadeleriyle görsel tepkiler verebilen yapay zeka destekli sohbet robotları geliştirilebiliyor. Bu teknoloji, sanal iletişimde yeni bir çığır açıyor.

Bu alanda hizmet veren çeşitli girişimler, kullanıcıların kaybettikleri sevdiklerinin fotoğraflarından ve ses kayıtlarından yola çıkarak, gerçeğe oldukça yakın yapay zeka avatarları oluşturmasına imkan tanıyor. Böylece dijital ölümsüzlük kavramı somut bir hal alıyor.

Bu sayede insanlar, kayıplarını sadece hafızalarında canlandırmakla kalmıyor, onların sesini yeniden duyma ve dijital yüzlerini görme fırsatı buluyor. Bu deneyim, yas sürecindeki bireylere farklı bir teselli sunuyor.

Araştırmacılar, bu alanda temelde iki farklı yapay zeka modelinin bulunduğunu belirtiyor. Bunlardan ilki, ölen kişinin hayattayken kaydettiği ifadeleri birebir oynatan, daha basit sanal iletişim sistemleri olarak karşımıza çıkıyor.

Diğeri ise çok daha ileri giderek kişinin konuşma tarzını, ses tonunu ve kelime tercihlerini taklit eden gelişmiş dijital kopyalar olarak adlandırılıyor. Bu ileri düzey yapay zeka modelleri, vefat eden kişinin daha önce hiç kurmadığı cümleleri bile onun üslubuyla oluşturabiliyor ve sorulan sorulara tıpkı onun gibi yanıtlar üretebiliyor.

Hatta ücretsiz yapay zeka platformları üzerinden bile, kişiye özel yönlendirmelerle, geçmişte kaybedilen bir aile büyüğünün iletişim tarzında temel sohbet modelleri oluşturmak mümkün olabiliyor. Bu da teknolojinin kişiselleştirme potansiyelini gözler önüne seriyor.

Yapılan araştırmalar, insanların bu yapay zeka modelleriyle üçüncü şahıs ağzından konuşan bir aracı gibi değil, doğrudan kaybettikleri kişinin kendisiymiş gibi birinci şahıs üzerinden iletişim kurmayı tercih ettiğini gösteriyor. Ancak bu hassas sanal iletişim sürecinde teknolojinin yapacağı en ufak bir hata, tüm bu deneyimin inandırıcılığını anında zedeleyebiliyor.

Örneğin, yapay zeka robotunun, vefat eden kişinin hayattayken hiç kullanmadığı bir hitap şeklini veya samimi bir kelimeyi kullanması, kullanıcıların etkileşimi anında sonlandırmasına neden oluyor. Bu da teknolojinin duygusal zekasının sınırlarını işaret ediyor.

Öte yandan, bu sistemlerin insanları yanıltma amacı güden sahte içeriklerden (deepfake) farklı olduğu önemle vurgulanıyor. Buradaki temel amaç, birilerini aldatmak değil, geride kalanların acısını hafifletmek ve yas sürecinde teselli bulmalarını sağlamaktır. Bu teknoloji ve ölüm arasındaki etik sınırı belirliyor.

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/dunya/yapay-zeka-olumden-sonra-da-konusturuyor-hayatini-kaybedenlerin-dijital-kopyalari-yapiliyor-951158.html

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir