İran Krizi: ABD Masada Uzlaşma Ararken Sahada Saldırı Hazırlığı mı Yapıyor?
ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin temasları, küresel gündemdeki Tayvan ve ticaret savaşları başlıklarının yanı sıra, öncelikli olarak İran krizi üzerine yoğunlaştı. Ziyaret sonrası ABD yönetiminden gelen açıklamalar ve İran’ın bunlara verdiği tepkiler, bölgedeki askeri hareketliliğin geleceğine dair önemli ipuçları barındırıyor.
Washington kaynaklarından alınan bilgilere göre, Trump, uçak yolculuğu sırasında İran ile nükleer müzakereler konusunda kesin bir çizgi çekti. Başkan, İran’ın nükleer programını 20 yıl boyunca dondurması halinde bir anlaşmanın mümkün olabileceğini belirtti. Daha önce 5 yıllık bir süre üzerinde duran İran’ın aksine, ABD’nin 20 yıl şartı, iki taraf arasındaki en kritik pazarlık konusu olarak öne çıkıyor. Trump ayrıca, askeri operasyonlar konusunda da iddialı konuşarak, hedeflerin yüzde 75’ine ulaşıldığını ve gerekirse saldırı hazırlıklarının yeniden başlatılabileceği mesajını verdi.
Çin ziyareti sırasında Pekin’in arabuluculuk rolü de gündeme geldi. Trump, Çin’den özel bir beklentisi olmadığını ifade etse de, Pekin’in özellikle Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması konusunda Tahran üzerinde baskı kurabileceği değerlendiriliyor.
Tahran yönetimi ise Hürmüz Boğazı’nın ‘düşman gemileri’ dışındaki ticari geçişlere açık olduğunu savunuyor. Resmi kaynaklar, yakın zamanda 30 Çin ve bir Japon gemisinin boğazdan sorunsuz geçtiğini belirterek, bölgedeki kontrolün kendilerinde olduğunu vurguladı.
İran, Trump’ın Çin’deki açıklamalarını yakından takip ederken, Dışişleri Bakanı Abbas Araksi ve diğer üst düzey yetkililer, ulusal haklardan taviz verilmeyeceği konusunda kararlı olduklarını yineledi. Tahran’dan yapılan açıklamalara göre, nükleer tesislerin tamamen kapatılması söz konusu değil; ancak zenginleştirme oranının yüzde 60’tan yüzde 20’nin altına çekilebileceği belirtildi. Hürmüz Boğazı’nın egemenliğinin İran’da kalması gerektiği, boğazın ‘İran milletinin malı olduğu’ ifade edildi. İran’ın 14 maddelik önerisinde ise ambargoların kaldırılması, dondurulan varlıkların iadesi ve İsrail’in bölgedeki saldırılarının durdurulması talep ediliyor.
Analistler, ABD ve İran arasındaki nükleer takvim ve Hürmüz Boğazı’nın statüsü konusundaki anlaşmazlığın sürmesi halinde, ABD’nin hafta sonundan itibaren yeni bir saldırı hazırlığına başlayabileceği uyarısında bulunuyor. İran tarafı ise süreci ‘Barışsa barışa varız, ancak tehditlerden korkmuyoruz’ mottosuyla yönetmeye devam ediyor.