Gazze’de Bebekler Oksijensiz Kalıyor: Hastaneler Kritik Durumda
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik yedek parça ve yakıt ambargosu, bölgedeki sağlık hizmetlerini felç etme noktasına getirdi. Han Yunus’taki Nasır Hastanesi’nde bulunan iki oksijen istasyonundan biri tamamen devre dışı kalırken, diğeri de yedek parça ve bakım eksikliği nedeniyle durma tehlikesiyle karşı karşıya. Bu durum, hastaneler ve diğer sağlık kuruluşları için hayati önem taşıyan oksijen tedarikini ciddi şekilde aksatıyor.
Saldırılar, yıkım ve zorunlu göçün gölgesinde dünyaya gelen bebekler, hayatta kalmaları için gereken temel ihtiyaçlardan biri olan oksijenden mahrum kalma riskiyle yüzleşiyor. Evlerin ve hastanelerin yıkıldığı Gazze’de, bebekler için yaşam ile ölüm arasındaki çizgi giderek inceliyor. Savaşın ve ablukanın getirdiği ilaç ve gıda kıtlığının yanı sıra, oksijen yetersizliği de bebeklerin hayatını tehlikeye atıyor. Yaşamlarını bir oksijen tüpüne borçlu olan minik bedenler, en temel haklarından biri olan yaşama hakkından bile mahrum bırakılıyor.
Nasır Hastanesi Pediatri Bölümü Müdürü Dr. Ahmed el-Ferra, bölgedeki sağlık krizinin boyutunu gözler önüne serdi. Ferra, iki oksijen istasyonundan birinin tamamen durduğunu, diğerinin ise yedek parça eksikliği, bakım yapılamaması ve gerekli yağların temin edilememesi nedeniyle kritik durumda olduğunu belirtti. Oksijenin, kuvözler, yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler ve acil servisler gibi hastanenin her biriminde vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Ferra, “Şu an hastanelerin can damarı olan oksijenle ilgili çok ciddi bir krizle karşı karşıyayız.” dedi.
Ferra, kuvözdeki bebeklerin yüzde 100 oksijene bağımlı olduğunu ve oksijenin temin edilememesinin Gazze’deki hastanelerde yatan onlarca, hatta yüzlerce hasta için toplu bir infaz anlamına geleceğini söyledi. Hastanenin oksijen istasyonlarının ‘kırmızı alarm’ verdiğini belirten Ferra, kuvözdeki tüm bebeklerin ve solunum cihazına bağlı hastaların oksijene hayati derecede ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Nasır Hastanesi teknik bakım birimi sorumlusu Mühendis İsmail Ebu Nemr de, oksijen istasyonlarının hastanelere ve dışarıdaki sağlık merkezlerine oksijen sağlayan ana ve tek kaynak olduğunu belirtti. İstasyonların onarımı için gereken yedek parçaların piyasada bulunmadığını ve savaşın başlangıcından bu yana hiçbir yedek parça veya yağın Gazze’ye girişine izin verilmediğini vurguladı. Bu durumun, pompa arızalarına yol açan yerel yağların kullanımına mecbur bıraktığını söyledi.
Ebu Nemr, sınır kapılarında bekleyen yedek parça yüklü tırların İsrail tarafından Gazze’ye girişine izin verilmediğini ve uluslararası topluma yardım çağrısında bulundu. Gazze’de sağlık sistemi, yakıt, ilaç, tıbbi malzeme yetersizliği ve insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle tamamen felç olmuş durumda. İsrail’in saldırıları, hastaneleri, sağlık tesislerini ve ilaç depolarını hedef alması, sağlık çalışanlarını alıkoyması ve tıbbi malzemelerin girişini engellemesi, durumu daha da ağırlaştırıyor. Ateşkes anlaşmasına rağmen devam eden saldırılar ve kısıtlamalar, insani krizi derinleştiriyor.