Denktaş’tan Sert Çıkış: Doğal Gaz Boru Hattı Projesi Seçim Malzemesi mi Yapılıyor?
Toplumsal Adalet ve Mücadele Partisi (TAM Parti) Genel Başkanı Serdar Denktaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Türkiye arasındaki deniz altı doğal gaz boru hattı projesinin, hükümet tarafından seçim döneminde bir propaganda aracına dönüştürüldüğünü iddia etti. Denktaş, bu projenin, Maraş’ın açılması gibi diğer konularla birlikte, seçmen nezdinde “Biz olmasak olmaz” algısı yaratmak amacıyla kullanıldığını belirtti.
Nazar Erişkin’in sunduğu Güne Dair programına konuk olan Denktaş, doğal gaz boru hattı projesinin hayata geçirilmesi gereken önemli bir adım olduğunu vurguladı. Projenin başarıyla tamamlanması ve yeterli hidrokarbon kaynağı bulunması halinde, Türkiye üzerinden Avrupa’ya doğalgaz taşınabileceğini söyledi. Ancak Denktaş’a göre hükümetin temel amacı, bu projeyi kullanarak seçmenlere “Biz başardık, başkası yapamaz” mesajını iletmek.
Vatandaşların mevcut hükümetten memnuniyetsiz olduğunu ve UBP’nin “birinci parti” söylemlerinin gerçekçi olmadığını savunan Denktaş, yapılan anketlerin TAM Parti’nin mecliste yer alacağını gösterdiğini ifade etti. TAM Parti olarak, bazı yasal düzenlemelerin gözden geçirilmesiyle ülkenin gelir kaynaklarının artırılabileceğine ve ekonominin toparlanabileceğine inandıklarını dile getirdi. Özellikle et fiyatlarının Güney Kıbrıs ile eşitlenmesi konusunda hayvan üreticileri ve kasaplarla detaylı çalışmalar yaptıklarını ve fiyatları dengeleyecek formüllerin hazır olduğunu aktardı.
Kendi ayakları üzerinde durabilen bir devlet yapısının mümkün olduğunu belirten Denktaş, mevcut hükümetin son beş yılda gelir kaynaklarını kötü yönettiğini öne sürdü. Hükümetin mali konulardaki yaklaşımını eleştiren Denktaş, “Biz gidiyoruz, gelecek olan düşünsün” mantığıyla hareket edildiğini savundu. Hükümet yetkililerinin, muhalefetin iktidara gelmesi durumunda Türkiye’den destek alamayacağı yönünde bir algı yaymaya çalıştığını da sözlerine ekledi.
Ekim ayında yapılması beklenen seçimlerle ilgili de açıklamalarda bulunan Denktaş, yerel seçimlerle erken genel seçimin aynı anda yapılmasının hem vatandaşlar hem de Yüksek Seçim Kurulu (YSK) açısından karmaşık sonuçlar doğurabileceğini belirtti. “Dışarıdan kampanya ve algı yönetimi ekipleri getirilmesi” konusuna da değinen Denktaş, profesyonel ekip çalışmasının farklı olduğunu ve “Ankara’nın sesi” gibi söylemlerle yürütülen çalışmaların şeffaflıktan uzak olduğunu ifade etti. Kendi partilerinin de profesyonel ekiplerle çalıştığını ancak bu ekiplere yerli danışmanlar eklediklerini hatırlatan Denktaş, geçmiş seçimlerde yaşanan “müdahalelerin” tekrarlanabileceği endişesini taşıdığını belirtti. Demokrasinin korunması gerektiğini vurgulayan Denktaş, Kıbrıs Türkü’nün bir zamanlar demokrasisiyle övünürken, şimdi “gelen talimat neyse o uygulanır” noktasına geldiğini savundu. Vekillerin görevinin, ülke koşullarına ve geleceğine zarar verme potansiyeli taşıyan talimatları uygulamamak olduğunu sözlerine ekledi.