Beyin Sağlığınızı Tehdit Eden Büyük Riskler! Uzmanlar Uyardı: Nasıl Korunursunuz?
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Nöroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Terzi, beyin sağlığının sadece belirli bir güne sığdırılamayacak kadar önemli olduğunu vurguladı. Terzi’ye göre, düzenli uyku, dengeli beslenme ve aktif bir yaşam tarzı gibi temel alışkanlıkların anne karnından başlayarak hayatın her evresine yayılması, sağlıklı bir zihinsel gelecek için kritik bir rol oynuyor.
Prof. Dr. Terzi, Dünya Nöroloji Federasyonu tarafından belirlenen 22 Temmuz “Dünya Beyin Günü” kapsamında, Türkiye genelindeki nöroloji kliniklerinin ve Türk Nöroloji Derneği’nin ortaklaşa yürüttüğü farkındalık çalışmalarına dikkat çekti.
Beyin sağlığını olumsuz etkileyen çok sayıda faktör bulunduğunu belirten Terzi, bu risklerin başında çevre kirliliği, elektromanyetik alanlara maruz kalma, aşırı tuz ve sigara tüketimi, obezite ve yanlış beslenme alışkanlıklarının geldiğini ifade etti. Ayrıca, genetik yatkınlıkların da Alzheimer, Multipl Skleroz (MS) ve Parkinson gibi nörolojik hastalıkların ortaya çıkma riskini artırdığını ekledi.
Beyin gelişiminin anne karnında başladığını vurgulayan Terzi, gelecekteki zihinsel kapasitenin, erken dönemde gösterilen özenle doğru orantılı olduğunu belirtti. Bu bağlamda, Akdeniz tipi beslenme alışkanlıklarının benimsenmesini, yani tuz ve yağ oranı düşük, sebze ve meyve ağırlıklı bir diyetin önemini dile getirdi.
Sağlıklı bir beyin için tuz tüketimini azaltmanın, sigara ve alkol gibi zararlı maddelerden uzak durmanın, gün içinde ekran maruziyetini kısıtlamanın ve özellikle kapalı ortamlarda uyurken Wi-Fi ve telefon gibi elektromanyetik kaynaklardan kaçınmanın önemine değindi. Prof. Dr. Terzi, fiziksel aktivitenin de beyin sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini vurgulayarak, haftada en az 2-3 gün yürüyüş ve egzersiz yapmanın, sağlıklı kiloyu korumanın ve obeziteden kaçınmanın beyin damar tıkanıklıkları ve kanamaları gibi ciddi risk faktörlerini azalttığını ifade etti. Ayrıca, tansiyon ve diyabet gibi mevcut hastalıkların kontrol altında tutulmasının da nörolojik sağlığı korumak açısından hayati olduğunu belirtti.
Yaşlanan dünya nüfusuyla birlikte demans, Alzheimer, Parkinson ve MS gibi orta ve ileri yaş grubunda sıkça görülen nörolojik hastalıkların artış gösterdiğine dikkat çeken Terzi, bu hastalıkların hem zihinsel hem bilişsel hem de fiziksel engelliliklere yol açtığını söyledi. Toplumda beyin sağlığı farkındalığını artırmanın, koruyucu tedavi yöntemlerini ön plana çıkarmanın anahtar olduğunu vurguladı. Hastalık teşhisi konulduktan sonra ise, bireyselleştirilmiş ilaç tedavileri, fizyoterapi programları ve diyet önerileriyle hastaların yaşam kalitesini en üst seviyede tutmayı hedeflediklerini ifade etti.
Prof. Dr. Terzi, 22 Temmuz Dünya Beyin Günü’nün bu konudaki farkındalığı artırma açısından değerli bir fırsat olduğunu yineledi. Beyin sağlığının süreklilik gerektiren bir süreç olduğunu belirterek, “Sağlıklı beyinlerle sağlıklı gelecekler inşa etmek için, düzenli uyku, dengeli beslenme ve fiziksel aktivite gibi alışkanlıkları anne karnından itibaren yaşamımızın her anına yaymalıyız. Beynimize iyi bakalım, çünkü diğer tüm organlarımızın sağlığı için de vazgeçilmezdir. Baş ağrısı, nöbet, yürüme güçlüğü veya görme kaybı gibi herhangi bir sorun hissedildiğinde vakit kaybetmeden nöroloji kliniklerine başvurmak büyük önem taşımaktadır,” sözleriyle sözlerini tamamladı.