Bakan Şimşek: Küresel Şoka Rağmen Ekonomik Program Önceliklerimizde Değişiklik Yok
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katılım finans sektörünün hızla büyüdüğünü ve küresel ölçekte 2029-2030 yıllarında 10 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirtti. Türkiye’nin bu ligde ilk 10’da yer aldığını ve hedefin ilk 5’e girmek olduğunu vurgulayan Şimşek, katılım finans sektörünün geleneksel bankacılığa göre daha iyi performans sergilediğini ifade etti. İstanbul Finans Merkezi’nin (İFM) ‘Katılım Finans Merkezi’ olarak konumlandırılmasının önemine değinen Bakan Şimşek, küresel ve jeopolitik gelişmelerin yarattığı büyük şoka rağmen ekonomik programın önceliklerinde herhangi bir değişiklik öngörmediklerini dile getirdi. Milletin önceliklerinin hayat pahalılığıyla mücadele, fiyat istikrarı ve mali disiplin olduğunu belirten Şimşek, şoklara karşı politika alanı ve tamponlar oluşturmanın kritik önemini vurguladı. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracata odaklanıldığını, bu doğrultuda alınan tedbirlerin tamamının bu amacı taşıdığını söyledi. Bütçe açığı, kamu borcu ve rezerv yeterliliği gibi göstergelerin Türkiye’nin şoklara karşı dayanıklılığını artırdığını belirten Şimşek, geçen seneki bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9, kamu borcunun ise yüzde 24 olduğunu, bu rakamların benzer ülkelere göre oldukça iyi durumda olduğunu aktardı. Merkez Bankası’nın rezervlerini 100 milyar dolardan 166 milyar dolara çıkarmasının şoklara karşı önemli bir tampon görevi gördüğünü ifade etti. Benzin fiyatlarındaki artışın birçok ülkede yüzde 30’un üzerinde olmasına karşın Türkiye’de yüzde 11 civarında yönetildiğini belirten Şimşek, savaş öncesi cari açığın milli gelire oranının yüzde 2’nin altında olduğunu ve bunun bir miktar artacak olsa da yönetilebilir seviyede kalacağını söyledi. Türkiye’nin bu sürece iyileştirilmiş makroekonomik dengeler ve ciddi tamponlarla girdiğini vurgulayan Şimşek, ülke risk priminde büyük bir değişiklik yaşanmadığını ve borsanın da olumlu bir seyir izlediğini kaydetti. Türkiye’yi küresel ticaret üssü yapma ve İFM’yi çok uluslu şirketlerin hizmet merkezi haline getirme hedeflerini yineleyen Şimşek, varlık barışı düzenlemesindeki vergi muafiyetleri ve indirimli oranlar hakkında bilgi verdi. Savunma sanayisindeki yerlilik oranının yüzde 80’i aştığını ve bu alandaki teknolojik birikimin sivil sektörlere aktarılacağını belirtti. Orta Koridor’un lojistik avantajlarına dikkat çeken Şimşek, katılım finans kuruluşlarının da inovasyon ve ürün çeşitlendirmesine odaklanması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye’nin önündeki fırsatları değerlendirmek için dönüşüm ve reformların süreceğini sözlerine ekledi.