Almanyada aşırı sağın yükselişi nereye varacak?
[Fotograf: AA]
Almanya’nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde sandıktan çıkan tablo, ülke siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Aşırı sağcı olarak tanımlanan Almanya için Alternatif Partisi (AfD), oyların yüzde 43,8’ini alarak tarihindeki en yüksek eyalet seçim sonucuna ulaştı. Partinin 2021’de yüzde 20,8 olan desteğini beş yılda iki kattan fazla artırması, uzun süredir tartışılan aşırı sağın yükselişini yeni bir aşamaya taşıdı.
Seçimin diğer tarafında ise merkez siyasetin ağır kaybı vardı. Eyaleti 2002’den bu yana yöneten Hristiyan Demokrat Birlik’in oyları yüzde 37,1’den yüzde 17,2’ye geriledi. Başbakan Friedrich Merz’in partisi, seçim bölgelerindeki doğrudan milletvekilliklerinin tamamını da AfD’ye kaptırdı.
Ancak seçimleri açık ara önde tamamlayan AfD, tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı. Parti, 83 sandalyeli eyalet meclisinde 39 milletvekilliği kazanarak gerekli çoğunluğun üç sandalye gerisinde kaldı. Diğer partilerin AfD ile koalisyona yanaşmaması ise eyalette hükümetin nasıl kurulacağı sorusunu beraberinde getirdi.
Seçim sonuçlarını daha dikkat çekici hale getiren bir başka unsur da AfD’nin belirli bir yaş grubundan değil, toplumun geniş kesimlerinden destek alması oldu.
Alman kamu yayıncısı ARD adına Infratest dimap araştırma şirketi tarafından gerçekleştirilen sandık çıkış araştırmasına göre AfD, 18 ile 69 yaş arasındaki bütün seçmen gruplarında birinci sırada yer aldı. Partinin oy oranı 35-44 yaş grubunda yüzde 53’e, 45-59 yaş grubunda ise yüzde 52’ye ulaştı.
Ortaya çıkan tablo artık yalnızca AfD’nin yükselişini değil, Alman siyasi sisteminin bu yükseliş karşısında nasıl bir yol izleyeceği tartışmalarını da derinleştirdi.
Öncelikle AfD’nin oylarını beş yılda iki kattan fazla artırmasının arkasında tek bir neden bulunmuyor.
Düzensiz göç, ekonomik durgunluk, enerji maliyetleri ve Berlin yönetimine duyulan güvensizlik, seçmenin tercihini etkileyen başlıca konular arasında yer alıyor. Doğu ile Batı Almanya arasındaki ekonomik ve sosyolojik farklılıkların birleşmenin üzerinden geçen yıllara rağmen tamamen ortadan kalkmaması da AfD’nin güç kazandığı zemini besliyor.
Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Furkan Kaya’ya göre seçim sonucunu yalnızca AfD’nin başarısı üzerinden okumak yeterli değil. Ortaya çıkan tablo, Almanya’daki merkez siyasetin yaşadığı güven kaybını da gösteriyor.
“AfD’nin başarısından önce Almanya’daki merkez siyasetin başarısızlığını konuşmamız gerekir. Seçmenin önemli bir bölümü artık mevcut siyasi düzene karşı mesaj veriyor.”Dr. Furkan Kaya
Saksonya-Anhalt’ta genç nüfusun azalması, gelir farklılıkları ve geleceğe ilişkin kaygılar seçmenin geleneksel partilerden uzaklaşmasında etkili oldu. Ancak AfD’nin farklı yaş gruplarında aldığı yüksek oy, partinin yalnızca ekonomik sıkıntılara veya hükümete yönelik tepkinin adresi olmadığını da ortaya koydu.
Kaya’ya göre AfD artık kendisine bağlı, daha kalıcı bir seçmen kitlesi oluşturuyor:
“AfD sadece protesto ve tepki partisi olmaktan çıkıyor. Kendi tabanını oluşturmaya başladığını görmek lazım. Bu seviyeye ulaşan bir siyasi partiyi yalnızca tepki partisi olarak görmek eksik kalır.”
Nitekim Almanya’nın kamu yayıncısı ARD adına yapılan sandık çıkış araştırması da bu değerlendirmeyi destekliyor. AfD, 18 ile 69 yaş arasındaki bütün seçmen gruplarında ilk sırada yer aldı. Özellikle 35-44 ve 45-59 yaş gruplarında seçmenlerin yarısından fazlasının AfD’ye yönelmesi, aşırı sağın toplumun geniş kesimlerine yayıldığını gösterdi.
AfD’nin Saksonya-Anhalt teşkilatı, eyaletin iç istihbarat birimi tarafından 2023’ten bu yana “kesin olarak aşırı sağcı” şeklinde sınıflandırılıyor. Parti ise bu karara karşı hukuki mücadelesini sürdürüyor.
Seçimlerin ardından AfD’nin eyalet başbakanı adayı Ulrich Siegmund, “Hedeflediğimiz şeyi başardık. Bu eyalette tarih yazdık.” dedi.
AfD Eş Genel Başkanı Alice Weidel de sonucu partisi açısından “çok açık bir hükümet kurma görevi” olarak nitelendirdi. Weidel, AfD’nin yalnızca doğu eyaletlerinde değil, federal düzeyde de büyümeye devam edeceğini savundu.
Ancak seçim zaferine rağmen AfD’nin eyalet yönetimini devralması kolay görünmüyor.
AfD, 83 sandalyeli eyalet meclisinde 39 milletvekilliği kazandı. Tek başına hükümet kurabilmesi için gerekli 42 sandalyenin yalnızca üç sandalye gerisinde kaldı.
Hristiyan Demokrat Birlik 15 sandalye elde ederken Sosyal Demokrat Parti, Yeşiller ve Sol Parti sekizer milletvekili çıkardı. Sahra Wagenknecht İttifakı ise 5 sandalyeyle meclise girdi.
Almanya’daki geleneksel partiler bugüne kadar AfD ile koalisyon kurmayı reddetti. Aşırı sağın iktidara taşınmasını engellemeyi amaçlayan bu yaklaşım, Alman siyasetinde “Brandmauer”, yani “güvenlik duvarı” olarak adlandırılıyor.
Saksonya-Anhalt Eyalet Başbakanı Sven Schulze de seçimlerin ardından AfD ile iş birliği yapmayı düşünmediğini açıkladı.
Ancak ortaya çıkan meclis aritmetiği, AfD’yi dışarıda bırakan bir hükümet kurulmasını oldukça zorlaştırıyor. Hristiyan Demokrat Birlik’in hükümet kurabilmesi için siyasi çizgileri birbirinden oldukça farklı partileri aynı masada buluşturması veya dışarıdan desteklenen bir azınlık hükümeti oluşturması gerekiyor.
AfD ile Sahra Wagenknecht İttifakı’nın toplam sandalye sayısı çoğunluğu sağlamaya yetiyor. İttifak, belirli konularda AfD ile iş birliğine açık olduğunu açıklasa da iki parti arasında henüz bir koalisyon zemini bulunmuyor.
[Seçim sonuçları Saksonya-Anhalt Eyalet Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) için büyük bir hayal kırıklığı oldu.]
Dr. Furkan Kaya’ya göre AfD’nin aldığı oy arttıkça partiyi siyasi sistemin dışında tutmak da güçleşiyor.
“AfD yüzde 10’lardayken bu tecrit politikası uygulanabiliyordu. Ancak yüzde 40’ları aşan bir partiye ‘Sen sistem dışısın’ demek kolay değil. AfD’yi sistem dışına atmaya çalışmak, partiyi zayıflatmaktan ziyade daha da güçlendiriyor.”
AfD’nin seçimlerden açık ara birinci çıkmasına rağmen hükümetin dışında kalması, parti seçmeninde çifte standart uygulandığı düşüncesini güçlendirebilir. Bu durum, AfD’nin uzun süredir kullandığı sistem karşıtı söyleme yeni bir alan açabilir.
Seçim sonuçları Almanya’nın dışında da geniş yankı uyandırdı.
Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure sonucu “çok endişe verici bir işaret” olarak değerlendirdi. Fransa’nın Avrupa İşleri Bakanı Benjamin Haddad ise aşırı sağın bir Alman eyaletinde seçim kazanmasını “Avrupa için çok ciddi bir an” sözleriyle yorumladı.
Polonya Başbakanı Donald Tusk da AfD’nin zaferine sert tepki gösterdi.
Polonya’da sadece aptallar ya da hainler Almanya’daki AfD zaferinden sevinebilir. Konfederasyonlar ve PiS’te biraz birikmişler.Polonya Cumhurbaşkanı Donald Tusk
Buna karşılık ABD Başkanı Donald Trump seçim sonucunu sosyal medya hesabından paylaşırken, iş insanı Elon Musk AfD’yi tebrik etti. Rusya Devlet Başkanlığı temsilcisi Kirill Dmitriev ise sonucu “tarihi zafer” olarak nitelendirdi.
Sandıktan çıkan mesajın ilk etkisinin Almanya’nın göç politikasında görülmesi bekleniyor. AfD’nin yükselişi, Friedrich Merz hükümeti üzerindeki sınır güvenliğini artırma, düzensiz göçü azaltma ve sınır dışı uygulamalarını hızlandırma baskısını büyütebilir.
Partinin Avrupa Birliği’nin yetkilerine yönelik eleştirel çizgisi, merkez partileri ulusal çıkarları daha fazla öne çıkaran bir politika izlemeye de zorlayabilir.
AfD’nin Rusya’ya uygulanan yaptırımlara ve Ukrayna’ya verilen desteğe karşı çıkması ise Berlin’in dış politikasındaki tartışmaları derinleştirebilir. Partinin yükselişini sürdürmesi halinde, Almanya’nın Ukrayna’ya ne ölçüde ve ne kadar süre destek vereceği daha fazla sorgulanabilir.
Kaya’ya göre Saksonya-Anhalt seçimleri yalnızca bir eyaletin yönetimini değil, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da kurulan merkez siyaset dengesini de yakından ilgilendiriyor:
“Bundan sonra asıl mesele AfD’nin yükselip yükselmeyeceği değil, Alman siyasal sisteminin bu yükselişe nasıl karşılık vereceğidir.”
Saksonya-Anhalt’tan çıkan sonuç tek başına bütün Almanya’nın siyasi tercihini yansıtmıyor. Ancak aşırı sağın gençlerden orta yaşlılara kadar geniş bir seçmen kitlesinden destek alması, doğuda başlayan siyasi dalganın ülkenin batısına da yayılıp yayılmayacağı sorusunu gündeme taşıyor.
Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/dunya/almanyada-asiri-sagin-yukselisi-nereye-varacak-956121.html