ABD’yi Savaşta Mağlup Ettikten Sonra Vietnam’a Ne Oldu?
vietnam haritada çin’in hemen altında, kıyı boyunca incecik bir s harfi gibi uzanan ülke. biz bu adamları hep tek bir şeyden, amerika’nın girip de çıkamadığı o meşhur savaştan tanıyoruz. halbuki vietnam’ın asıl mevzusu o savaş bittikten sonra başlıyor.
önce şu milletin bir kavga siciline bakalım, çünkü bu adamlar dayak yemeye pek alışık değil
13. yüzyılda yarım dünyayı dize getiren moğollar buraya üç kere geldi, üçünde de arkasına bakmadan geri döndü. 1288’de komutan tran hung dao gitmiş bach dang nehrinin dibine ucu demirli kazıklar çaktırmış. sular çekilince koca moğol gemileri küt diye kazıklara oturmuş tabii. hızlarını alamadılar, 1954’te fransa’yı dien biên phu’da paket ettiler. 1975’te amerika pılıyı pırtıyı toplayıp saygon’dan çekildi. 1979’da bu sefer çin “durun lan size bir ders vereceğiz” diye sınırı geçti, onlar da bir ay sonra geri döndü. moğol, fransız, amerikalı, çinli. aga listede eksik kalan süper güç varsa sıraya girsin.
gelgelelim savaş kazanmak karın doyurmuyor
1975’ten sonra ülke dünyanın en yoksul yerlerinden biriydi, elde avuçta hiçbir şey yok. 1986’da parti baktı böyle olmayacak, “doi moi” yani yenilenme dedi ve piyasaya kapıyı hafiften araladı. bak burası acayip, dünya bankası’na göre 1992’de vietnamlıların yüzde 57’si günde 3 doların altında yaşıyordu. 2022’de bu oran yüzde 1,6’ya düştü. dile kolay, otuz yılda yarım ülke yoksulluktan çıktı.
bugün cebinizdeki samsung telefon büyük ihtimalle vietnam’da yapıldı, çünkü şirket telefonlarının yaklaşık yarısını orada üretiyor. sabah ayılmak için içtiğimiz o hazır kahvenin ana maddesi robustanın dünyadaki en büyük üreticisi de bu elemanlar, toplamda brezilya’dan sonra dünyanın en çok kahve üreten ülkesi. 2025’te ekonomileri yüzde 8 büyüdü. adamlar kafayı kuma gömmek yerine tezgahı kurup çalışmış.
bir de işin sokak boyutu var ki tam tımarhane. 102 milyonluk ülkede 84 milyon kayıtlı motosiklet var. yolda tek bir motosikletin üstünde dört kişilik çekirdek aile, bir kasa yumurta, yanlarında da bir tane buzdolabı görürseniz bilin ki vietnam’dasınız. yerlilerin karşıdan karşıya geçmek için verdiği tavsiye tek cümle: durmadan, aynı hızda yürü. motosikletler seni dere suyu gibi etrafından dolanıp geçiyor, asıl panik yapıp durursan çarpıyorlar.
bize benzeyen tanıdık bir yanları da var
vietnamca eskiden çin karakterleriyle yazılıyordu. 1600’lerde portekizli ve fransız misyonerler gelip bu dilin seslerini latin harfleriyle yazmaya başladı, hatta 1651’de alexandre de rhodes ilk sözlüğü bastırdı. fransızlar 1910’da bu yazıyı zorunlu kıldı, 1945’te de ulusal yazı oldu. yani biz 1928’de harf devrimini yaparken onlar da aslında aynı yoldaydı. bugün vietnam’da sokaktaki bir tabelada yazan kelimeyi hiç anlamasanız bile çatır çatır okuyabiliyorsunuz.
tabii her şey güllük gülistanlık değil, kötü tarafını da saklamayalım
ülkeyi 1975’ten beri tek parti yönetiyor. sınır tanımayan gazeteciler’in 2025 basın özgürlüğü sıralamasında vietnam 180 ülke içinde 173. sırada. özgürlük işleri biraz yaş yani. üstelik savaşın yarası da hala tam kapanmadı, amerika’nın vaktiyle ormanlara döktüğü o turuncu ajanın bıraktığı zehri hala temizlemeye uğraşıyorlar.
hikayenin en garip, en ironik kısmı da şu: ho chi minh vasiyetinde öldükten sonra yakılmak, küllerinin de üç kaba konup ülkenin kuzeyine, ortasına ve güneyine dağıtılmasını istedi. parti ne yaptı? adamı dinlemedi bile, mumyalayıp hanoi’de anıt mezara koydu, vasiyeti değiştirdiğini de ancak 1989’da itiraf etti. bugün o mezarın önünde saygı için sıra bekleyenlerin cebindeki telefon, yarım asır önce ülkeyi bombalayan amerika’ya satılıyor. abd artık vietnam’ın en büyük müşterisi, 2025’te 153 milyar dolarlık mal aldı bu adamlardan. 2017’de pew’in yaptığı ankette vietnamlıların yüzde 84’ü amerika’ya olumlu bakıyordu.
oturup ömür boyu kin tutsalar yerden göğe kadar haklıydılar. tutmadılar, işlerine baktılar, çalıştılar. savaşı kazanan çok ülke var, barışı da kazanan az.
Kaynak: https://eksiseyler.com/abdyi-savasta-maglup-ettikten-sonra-vietnama-ne-oldu