DÜNYA

ABD-İran Gerilimi Tırmandı: Hürmüz Boğazı’nda İlk Çatışma, Anlaşma İptal mi?

Yeni bir diplomatik görüşme turunun eşiğindeyken, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında askeri bir gerilim yaşandı. Bu karşılıklı saldırılar, bölgedeki tansiyonu 120 gündür süregelen çatışmaların en üst seviyesine taşıdı ve **ABD İran gerilimi**ni zirveye çıkardı.

Washington, Hürmüz Boğazı’nda bir ticaret gemisine yönelik drone saldırısına karşılık olarak İran’ın füze ve insansız hava aracı depolama tesislerini vurduğunu duyurdu. Tahran ise bu eylemin, kısa süre önce imzalanan **İran ABD mutabakatını** ihlal ettiğini öne sürerek, bölgedeki Amerikan askeri hedeflerine misilleme yaptığını bildirdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Başkan Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi saldırısından İran’ı sorumlu tutan açıklamalarının ardından askeri operasyonlara başladı. Amerikan askeri güçleri, İran’a ait kıyı radar istasyonları ile füze ve drone depolama alanlarını hedef aldığını ve bu operasyonlara dair görselleri kamuoyuyla paylaştığını belirtti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, konuyla ilgili açıklamasında, Washington’ın benzer saldırılara aynı kararlılıkla yanıt vermeyi sürdüreceğinin altını çizdi.

Bu saldırıların akabinde İran Devrim Muhafızları Ordusu derhal harekete geçti. İran devlet medyası, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Sirik şehri ve Keşm Adası çevresinin vurulduğunu teyit etse de, liman altyapısında ciddi bir hasar oluşmadığını aktardı. Devrim Muhafızları, ABD’nin eylemlerine karşılık olarak bölgede konuşlanmış Amerikan askeri üslerini hedef aldığını açıkladı. Tahran’daki siyasi çevreler de bu saldırılara şiddetle tepki gösterdi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Ebrahim Azizi, Washington’ı diplomatik görüşmelerin ortasında saldırı düzenleyerek diplomasiye olan bağlılığını sorgulatmakla suçladı.

Bu son kriz, dünya enerji taşımacılığının ana arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki kontrol mücadelesini tekrar gündeme taşıdı ve **küresel enerji güvenliği** için endişeleri artırdı. Tahran yönetimi, son imzalanan mutabakatın kendilerine Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemiler üzerinde tam denetim yetkisi tanıdığını iddia ediyor. Bölgesel uzmanlar, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı ABD ile olan müzakerelerinde önemli bir diplomatik avantaj ve caydırıcı güç olarak konumlandırdığını belirtiyor. Bu durum, **Ortadoğu’daki diplomatik krizi** derinleştiriyor.

Birleşmiş Milletler, taraflara çağrıda bulunarak Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanmasını ve tüm imzalı anlaşmalara riayet edilmesini istedi.

İran ile ABD arasındaki bu gerilimin yükseldiği dönemde, Washington’da Lübnan ve İsrail arasında farklı bir diplomatik ilerleme kaydedildi. Amerika Birleşik Devletleri’nin öncülüğünde yürütülen müzakereler sonucunda, İsrail ve Lübnan arasında çatışma sarmalını bitirmeyi hedefleyen bir çerçeve anlaşması imzalandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı metne göre, **Hizbullah** gibi devlet dışı unsurların silahsızlandırılması tamamlandıktan sonra İsrail ordusu Lübnan topraklarından aşamalı olarak çekilecek. Ancak Lübnan’daki Hizbullah, bu anlaşmanın tamamen İsrail’in çıkarlarına hizmet ettiğini iddia ederek metni kabul etmediğini duyurdu. Anlaşmanın imzalandığı sırada İsrail ordusunun Lübnan sınırındaki Markaba kasabası yakınlarına yönelik bombardımana devam etmesi, bölgedeki barış çabalarının ne denli hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/dunya/abd-iran-mutabakati-sonrasi-ilk-sicak-catisma-anlasma-bozuldu-mu-949505.html

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir