EKONOMİ

Doğal gaz ve elektrikteki destekler yaklaşık 1,85 trilyon liraya ulaştı

Bakan Alparslan Bayraktar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve Rekabet Kurumu tarafından organize edilen Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi’ndeki konuşmasında, dünya tarihinin büyük enerji krizlerinden birinin yaşandığını ve bu durumun küresel ekonomiyi etkileyecek belirsizlikleri beraberinde getirdiğini söyledi.

Elektrik ve doğal gazda az tüketenin destekten istifade ettiği, çok tüketenin ise destek kapsamı dışına çıkarıldığı bir yapıya geçildiğini ifade eden Bayraktar, “COVID-19 pandemisiyle birlikte vatandaşlarımıza enerjide çok önemli destekler veriyoruz. Son 3 yılda, doğal gaz ve elektrikte sağlanan fatura desteklerimiz güncel fiyatlarla yaklaşık 1,85 trilyon liraya ulaştı. Elektrikte ve doğal gazda az tüketenin destekten istifade ettiği, çok tüketenin ise destek kapsamı dışına çıkarıldığı bir yapıya geçtik.” diye konuştu.

Bakan Bayraktar, tüketim bazlı destek mekanizmaları sayesinde sosyal devlet anlayışına uygun bir dönüşümü gerçekleştirmeye gayret ettiklerini vurgulayarak, “Bundan sonra da elektrik ve doğal gaz faturalarına olan desteklerimiz, belirlediğimiz kriterlere uygun olarak devam edecek.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, küresel petrol ve doğal gaz piyasalarının adeta şah damarı olan Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve sonrasında yaşanan gelgitlerin, tüm ülkeleri diken üstünde tuttuğunu anlattı.

Kaotik durumun bir an önce sona ermesi ve piyasaların dengeye kavuşması temennisinde bulunan Bakan Bayraktar, “Enerji alanında adeta büyük buhran ile karşı karşıyayız. Küresel enerji piyasaları hızlı bir dönüşümden geçiyor. Enerji, ulusal güvenliğin, rekabetin, teknolojik ilerleme ve sürdürülebilir kalkınmanın merkezinde daha yoğun bir şekilde yer alan stratejik bir alan.” ifadelerini kullandı.

Bayraktar, Türkiye’nin enerjide önemli bir dönüşüm süreci içinde olduğunu ancak bu durumun Türkiye için bir ilk olmadığının altını çizdi.

2002’de AK Parti İktidarı ile başlayan enerjide piyasa serbestleşmesiyle sektörde çok köklü bir dönüşüm yaşandığını anımsatan Bayraktar, şöyle devam etti:

“Elektrikte 90 bin megavattan fazla yeni kurulu gücü devreye aldık. Milli Enerji ve Maden Politikamız ile enerji piyasalarımız ikinci dönüşüm sürecine girdi. Politikamızın 10. yılında, petrol ve doğal gaz aramacılığında dünyanın en büyük dördüncü filosuna sahip ülkesiyiz. Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han, Yıldırım ve Çağrı Bey ile sadece Mavi Vatan’da değil Hint Okyanusu’nda, Somali açıklarında arama yapabilen bir ülke haline geldik.

Milli Enerji ve Maden Politikamız çerçevesinde sadece denizlerle sınırlı kalmadık. Karalarda daha önce hiç gidilmedik yerlere gittik. Girilemez denen yerlerde sondaj yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Sakarya Gaz sahasında yaptığımız tarihi keşifle bugün günlük 9,5 milyon metreküp gaz üretiyor, Gabar’da günlük 81 bin varil üretim ile ülkemizin en kaliteli petrolünü çıkarıyoruz.”

Bakan Bayraktar, bu yıl Türkiye’nin uzun dönemli enerji planlamalarında, 5 yılda bir yapılan revizyon yılı olduğunu anımsatarak, “Üzerinde çalıştığımız bu yeni planda yeni bir enerji mimarisi inşa etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki aylarda kamuoyumuzla paylaşacağımız bu yeni programda daha dirençli, daha esnek ve elektrikleşme ve dijitalleşmenin merkezde olduğu enerji piyasaları hedefliyoruz.” diye konuştu.

Son yıllarda yaşanan pandemi, tedarik zinciri kırılmaları, yüksek enerji ve emtia fiyatları, Rusya-Ukrayna savaşı, 6 Şubat depremleri ve bölgede yaşanan savaşa rağmen Türkiye’nin krizleri yönetebildiğine dikkati çeken Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hamdolsun Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü enerji altyapımız ve uyguladığımız politikalar sayesinde çok başarılı bir şekilde bu krizleri yönetebildik. Petrol tarafında ihtiyacımızın yalnızca yüzde 10’unu bu bölgeden ithal ediyoruz. Doğal gazda ise herhangi bir LNG tedarikimiz yok. Arz güvenliğimiz açısından şu an için bir risk bulunmuyor. Eşel Mobil Sistemi’ni devreye aldık. Motorinde ÖTV’yi sıfıra indirdik. Böylece yıl sonuna kadar oluşabilecek 600 milyar liralık ekonomik yükü vatandaşlarımızın üzerinden ortadan kaldırmış olduk.”

Bakan Bayraktar, yaşanan bu enerji krizinin yeni işbirlikleri ve yeni enerji rotalarla Türkiye’yi bir merkez ülke haline getirebileceğini anlattı.

Türkiye’nin kazan-kazana dayanan, bölgesel istikrar, barış ve arz güvenliğine katkı sağlayacak yeni projeler için birçok alternatif sunduğunu belirten Bayraktar, şöyle konuştu:

“Türkmen doğal gazını Hazar üzerinden Türkiye’ye ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya götürecek bir boru hattını hayata geçirmek. Bunun mutlaka olması gerektiğini düşünüyoruz. Bir başka proje yine yıllardır ifade ettiğimiz Irak-Türkiye ham petrol boru hattının Basra’ya kadar uzatılması. Bunun sadece Türkiye ve Irak için değil, küresel petrol piyasaları için de ne kadar önemli olduğunu son kriz bize net bir şekilde gösterdi. Katar’dan Türkiye’ye gelebilecek bir doğal gaz boru hattı. Yine son dönemde küresel piyasaların yaşadığı arz ve fiyat yönlü kriz için fevkalade önemli bir proje.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Bayraktar, sadece petrol ve doğal gazda değil, enerjinin tüm alanlarında küresel işbirlikleri ile alternatifler sunulduğunu aktardı.

Kıtaları aşan elektrik enterkonnekte hatlarının da hayata geçirilmesi konusunda çaba gösterdiklerine işaret eden Bayraktar, “Bakü’de imzaladığımız Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye-Bulgaristan Yeşil Elektrik İletimi ve Ticareti anlaşması ile Azerbaycan’da üretilen yenilenebilir enerjinin Avrupa’ya ulaştırılmasını sağlayacağız. Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye kadar uzanan, bölge ülkeleriyle entegre bir elektrik iletim hattı üzerinde çalışıyoruz. Bunun, hem ülkemiz için hem de Avrupa için alternatif bir enerji koridoru olacağına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bayraktar, dünyada özellikle Kuzey Amerika kaynaklı LNG arzının artacağını öngörerek, bu alana ciddi yatırımlar yaptıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“2016’da 30 milyon metreküp olan günlük gazlaştırma kapasitemizi 161 milyon metreküpe çıkarttık. Sıvı haldeki LNG’yi gazlaştırarak sisteme dahil ettik ve alternatif kaynak giriş noktalarımızın sayısını arttırdık. Kuzey Amerika çıkışlı ve daha rekabetçi fiyatlı LNG’yi portföyümüze ekledik. Mevcuttaki 5 gazlaştırma tesisimize 2 yeni FSRU ekleyerek kapasitemizi 200 milyon metreküp seviyelerine yükseltmeyi planlıyoruz.

Silivri Doğal Gaz Depolama Tesisimiz, 4,6 milyar metreküp depolama kapasitesiyle hizmet veriyor. 2028’de bunu 6 milyar metreküpe çıkaracağız. Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Tesisimiz ise günlük 1,7 milyar metreküpe ulaşmış durumda. Tuz Gölü’ndeki bu kapasiteyi 2032 yılında 5 katına çıkarmayı hedefliyoruz. Bugün itibarıyla ortalama yüzde 75 doluluk oranına sahiptir.”

Bayraktar, Türkiye’nin 2028’de tükettiği doğal gazın en az yüzde 20’sini depolayabilecek bir ülke olacağını işaret ederek, “Son dönemde şebekemize iki yeni çıkış noktası ekledik. Iğdır-Nahçıvan ve Kilis-Suriye bağlantılarını tesis ettik ve buralara gaz ihracına başladık. Elektrik talebi son 23 yılda 3 kat büyüdü, en muhafazakar tahminle önümüzdeki 30 yılda da benzer şekilde 3 kat artacak. Bu devasa talebi karşılamak için elektrik üretim altyapısı ve özellikle yenilenebilir enerjiye ciddi yatırımlar yaptık.”

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/dogal-gaz-ve-elektrikteki-destekler-yaklasik-185-trilyon-liraya-ulasti-942860.html

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir