Kanada, Türkiye’den askeri kabiliyet satın alma ve savunma sanayi ortaklığı seçeneklerine açık
Carney, Türkiye ziyareti kapsamında İstanbul’da basın mensuplarının sorularını yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.
Kanada Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Tim Hodgson’un ve Kanada İhracat Geliştirme Kurumu Başkanı Alison Nankivell’in dün muhataplarıyla temaslarda bulunduğunu bildiren Carney, bu görüşmelerin devam edeceğini, ziyaret vesilesiyle özel sektör temsilcilerinin de bir araya geleceğini kaydetti.
Carney görüşmelere ilişkin, “Birincisi, ister Türkiye ister başka bir ülke olsun, ‘enerji ihtiyacının büyüklüğü’, ikincisi ise ‘enerji ihtiyaçlarını çeşitlendirme arzusu’. Bununla bağlantılı olarak, temiz enerjinin, düşük emisyonlu veya sıfır emisyonlu enerjinin bu sürecin merkezinde yer almasının önemini ortaya koyuyor, ki Türkiye bunu COP31’in temel unsurlarından biri haline getiriyor.” ifadelerini kullandı.
Ülkesinin, vergi, yatırım kararlarının alınma hızı, yatırım anlaşmaları konusunda oldukça büyük değişiklikler yaptığını aktaran Carney, nelerin değiştiğini ve önceliklerin neler olduğunu insanlara anlatmak, karşılıklı faydaya dayalı ilişkiler geliştirmek ve daha geniş çaplı işbirlikleri üzerinde çalışmak gerektiğine işaret etti.
Carney, “Nihayetinde ticari kararlar, işletmeler arasında alınır ancak bazen doğrudan kurulan temaslar bu ilişkilerin temelini daha da pekiştirir.” dedi.
Carney, bir gazetecinin, Kanada’da geliştirilen CANDU reaktörleriyle ilgili görüşmelerde ne aşamada olunduğuna ilişkin sorusuna verdiği yanıtta, Türkiye ile bu konudaki müzakerelerin son dönemlerde yoğunlaştığını, yılın sonuna doğru ve belki COP31 döneminde Türk hükümetinin bir karar verebileceğini belirtti.
Savunma sektöründe ihracata ilişkin sahip oldukları standartları ve kuralları uygulamaya devam edeceklerini dile getiren Carney, “Türkiye’nin savunma ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 80’inin burada üretildiğine inanıyorum. Kanada’da durum böyle değil. Ülkemizde nasıl bir (savunma) sanayisi yaratabileceğimiz konusunda (Türkiye’den) almamız gereken çok ders var.” diye konuştu.
Bununla birlikte Türkiye’nin insansız hava aracı teknolojilerinde katettiği ilerlemelere dikkati çeken Carney, “Dolayısıyla Kanada’yı daha iyi savunmak için ortaklıklar kurma fırsatı bulunuyor.” dedi.
Carney, Kanada’nın ekonomik performansını güçlendirdiklerini ve yeni ortaklıklar geliştirdiklerini vurgulayarak, Türkiye ile ortaklığı da bu kapsamda geliştirdiklerini ifade etti.
“Askeri kabiliyet ya da Türk askeri teknolojisi satın almakla mı ilgileniyoruz, yoksa bu daha çok endüstriyel bir ortaklık mı?” sorusuna Carney, “Mümkün olduğunca her ikisi de. Sanırım birbirini tamamlayan teknolojiler sunduğumuz ve birlikte gelişim sağladığımız ‘ortaklık’ tarafına daha yakın dururdum.” yanıtını verdi.
Türkiye ile Ukrayna arasındaki savunma işbirliğinin buna örnek teşkil ettiğini söyleyen Carney, “Türkiye ile Ukrayna arasında gerçekten etkili bir ortaklık var ve Türkiye, Ukrayna’nın en büyük destekçilerinden biri konumunda.” diye konuştu.
Carney, Kanada’nın savunma kapasitesini güçlendirme konusunda Türk uzmanlığından yararlanmayı önemsediklerini söyledi.
Carney, savunma işbirlikleri bağlamında iki ülkenin de NATO üyesi olduğuna işaret ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ele aldıkları konular arasında Ukrayna’ya sağlanacak desteğin de yer aldığı bilgisini verdi.
Kanada’nın Ukrayna’ya sağladığı desteği Avrupa Birliği (AB) aracılığıyla değil, doğrudan Ukrayna yönetimiyle koordine ettiklerini belirten Carney, “Bu tür talepler için AB’ye ihtiyacımız yok. Biz doğrudan Ukrayna ile muhatabız.” ifadesini kullandı.
Carney, son bir hafta içinde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile birkaç kez görüştüğünü, görüşmelerde Ukrayna’nın savunma durumu ile Starlink konusunu ele aldıklarını aktardı.
Kanada Başbakanı, ülkesinin Ukrayna’ya desteğini AB’nin yanı sıra İskandinav ülkeleriyle de koordinasyon içinde sürdürdüğünü dile getirdi.
SpaceX’in Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk’ın, Ukrayna’nın kendini savunmasını sağlayan SpaceX’in Starlink uydu sisteminin hızının düşürülmesini emrettiğine ilişkin iddialarıyla ilgili olarak da Carney, “Bu sistemde bir yavaşlama yaşandığı, bunun sonucunda somut sonuçlar, insani sonuçlar ve doğrudan can kayıpları olduğu ve Ukrayna’nın Rus saldırısına karşı kendini savunma kabiliyetinin azaldığı açıkça görülüyor.” ifadesini kullandı.
Konunun endişe verici olduğuna dikkati çeken Carney, “Kanadalılar olarak, görüşünü değiştirebilecek ya da Kanadalıları tehlikeye atabilecek bir ülke tarafından görüşünü değiştirmeye zorlanabilecek tek bir hizmet sağlayıcıya bağımlı kalacağımız bir duruma düşmek istemiyoruz.” diye konuştu.
Kanada’nın ABD’de ara seçimlere müdahale ettiğine dair iddialar da sorulan Carney, “Onların demokratik süreçlerine müdahale etme niyetimiz yok.” dedi.
Carney, ABD ile her iki tarafın da çıkarlarına uygun bir ticaret anlaşması müzakere etmek üzere masaya oturmaya hazır olduklarını belirterek, “ABD de orada olursa, anlaşmayı bu öğleden sonra imzalarız. Uygun bir anlaşmanın yürürlüğe girmesi için aylar ya da daha uzun bir süre geçmesi gerekiyorsa, ya da başka bir yönetimin göreve gelmesi gerekiyorsa, bunu da yapacağız.” diye konuştu.
ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinde ABD’nin Kanada’yı ilhakına ilişkin söylemlerin gündeme gelip gelmediğine yönelik soruyu yanıtlayan Carney, ABD’nin Kanada’nın tutumunu net biçimde bildiğini söyledi.
Carney, “Kanada’nın duruşu kesinlikle net. 51. eyalet olmayacağız. Kendi yolumuzda ilerliyoruz. Hazırlanıyoruz. Güçlüyüz ve daha da güçleniyoruz.” diyerek, “güçlü bir Kanada”nın, ABD’nin Kanada ile ortaklık yapmak istemesi halinde daha iyi bir ortak olacağını söyledi.