İstanbul’da Özel Sağlık Kuruluşları Mercek Altında: 473 Milyon TL’lik Cezaların Arkasında Ne Var?
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, kentteki sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve yüksek standartlarda sunulması amacıyla denetim faaliyetlerinin haftanın her günü, günün her saati aralıksız devam ettiğini belirtti. Bu kapsamlı **İstanbul sağlık denetimleri**, vatandaşların kaliteli sağlık hizmetine erişimini güvence altına almayı hedefliyor.
Güner, İstanbul’da sunulan üst düzey **sağlık hizmeti kalitesinin** sürdürülebilirliğini önemsediklerini vurguladı. Kamu, **özel sağlık kuruluşları** ve üniversite hastaneleri dahil olmak üzere tüm sağlık hizmeti sağlayıcılarının titizlikle denetlendiğini, izlendiğini ve bu denetimlerin sonuçlarının detaylıca değerlendirildiğini ifade etti.
Vatandaşların WhatsApp hatları, sosyal medya platformları, CİMER ve dilekçe gibi çeşitli kanallardan ilettiği tüm **hasta şikayetleri** ve geri bildirimlerin, uzman ekiplerce büyük bir dikkatle incelendiğini aktaran Güner, tespit edilen aksaklıklar ve uygunsuzluklar karşısında gerekli idari yaptırımların kararlılıkla uygulandığını dile getirdi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun talimatları doğrultusunda **Sağlık Bakanlığı denetimlerinin** kesintisiz devam ettiğini belirten Güner, “Amacımız, herhangi bir aksaklığa, kötü uygulamaya veya bireysel hataya mahal vermeden, yüksek kaliteli sağlık hizmetini İstanbul genelinde sürdürmektir.” açıklamasında bulundu.
Güner, 2026 yılının ilk altı ayında kent genelinde daha da etkin bir kontrol mekanizması yürüttüklerini vurguladı. Bu dönemde **özel sağlık kuruluşlarına** yönelik 12 binden fazla denetim gerçekleştirildiğini, bu denetimlerin 4 bininin ise ani ve plansız (“olağan dışı”) teftişler olduğunu açıkladı. Yılın ilk yarısında toplamda **473 milyon TL idari para cezası** kesildiğini de sözlerine ekledi. Bu rakam, **İstanbul sağlık müdürlüğü** tarafından uygulanan yaptırımların ciddiyetini gözler önüne seriyor.
Olağan dışı denetimlerin sadece fiziki koşulları kapsamadığını belirten Güner, hastanelerden polikliniklere, muayenehanelere kadar tüm birimlerde ruhsat durumları veya binaların fiziksel özelliklerinden ziyade, sunulan hizmetin kalitesi ve **vatandaş memnuniyetsizliği** gibi konulara odaklanıldığını ifade etti.
Güner, “Özel, kamu veya üniversite ayrımı yapmaksızın, haksız kazanç elde eden, tıbbi literatürün dışına çıkan uygulamalar gerçekleştiren veya **malpraktis** (tıbbi hata) yapan sağlık kuruluşlarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu tür durumları tespit etmek amacıyla 4 binin üzerinde özel denetim gerçekleştirdik. **İdari para cezalarının** yanı sıra, ciddi ihlallerde kapatma kararları alınıyor ve savcılıklarla iş birliği içinde adli süreçler başlatılıyor. Vatandaşlarımızdan gelen her geri bildirim, büyük bir titizlikle değerlendirilmektedir,” şeklinde konuştu.
Güner, denetim süreçlerinde şeffaflığı ve adaleti sağlamak amacıyla “çift kör” olarak adlandırılan bir uygulamanın hayata geçirildiğini açıkladı.
Bu yenilikçi **denetim sistemi** sayesinde, hem denetlenecek kurumun hem de denetimi yapacak ekibin önceden bilgi sahibi olmasının önüne geçildiğini ifade eden Güner, “Denetim ekipleri, görevlendirilecekleri hastane veya muayenehaneyi ancak sahaya çıktıklarında, şifreli bir mesajla öğreniyorlar. Bu yöntem, denetimlerin kalitesini artırıyor, adalet ve eşitlik prensiplerinin tam olarak uygulanmasını sağlıyor,” dedi. Bu uygulama, **İstanbul’da sağlık hizmeti denetimlerinde** objektifliği en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor.
Bu uygulamanın olumlu sonuçlar verdiğini belirten Güner, sistemin vatandaşların daha yüksek standartlarda **sağlık hizmeti** almasına önemli katkılar sunduğunu vurguladı.