DÜNYA

99 Doların Altı Göründü: Brent Petrol Fiyatlarındaki Düşüşün 5 Ana Nedeni

Vadeli Brent petrolün varil fiyatı, dün 102 dolara kadar tırmanmasının ardından günü 100,69 dolardan kapattı. Bugün sabah saatlerinde Brent petrolün varil değeri, önceki kapanışa kıyasla yaklaşık %1’lik bir düşüşle 99,63 dolara geriledi. Aynı anlarda, uluslararası piyasalarda Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 91,02 dolardan işlem gördü.

Bu düşüş eğiliminde, başlıca iki faktör öne çıkıyor: Birincisi, ABD ve İran arasındaki artan gerilime rağmen küresel piyasaların beklediği fiziki arz kayıplarının gerçekleşmemesi. İkincisi ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) olası faiz artırımı hamlelerinin küresel petrol talebini düşüreceği yönündeki beklentiler.

Dün, Brent petrol mayıstan bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Bu yükselişin arkasında, ABD-İran geriliminin Hürmüz Boğazı’ndaki petrol sevkiyatını olumsuz etkileyebileceği endişeleri ve Yemen’deki İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’a uyguladığı deniz ablukası sonrası Babülmendep Boğazı’nda artan güvenlik riskleri yatıyordu. Dünya enerji arzının kilit noktalarından Hürmüz Boğazı’ndaki çatışma risklerinin Kızıldeniz’e yayılması, petrol arzı endişelerini tırmandırsa da, güçlü fiziki arzın devam edeceği beklentisi, petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlı tuttu.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, son açıklamalarında ham petrol piyasalarının şu an için dengeleyici faktörlerle desteklendiğini vurguladı. Başta Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri olmak üzere, büyük petrol üreticilerinin, Hürmüz Boğazı dışındaki alternatif rotaları kullanarak küresel piyasalara önemli miktarda ham petrol tedarikine devam ettiği, hatta boğazdan yapılan sevkiyatların da sürdüğü belirtiliyor. Ayrıca, ABD, Brezilya, Venezuela ve Kazakistan gibi diğer petrol üreticilerinin ihracatlarını artırarak Körfez bölgesinden kaynaklanabilecek olası arz kayıplarını kısmen dengelediği ifade edildi.

Talep cephesinde ise Çin’in ham petrol ithalatını savaş öncesi dönemine göre yaklaşık %50 oranında düşürmesi, piyasa dengesinin sağlanmasında kritik bir rol oynuyor. IEA, üye ülkelerin acil durum petrol stoklarından yapılan salımların da piyasaya önemli bir rahatlama getirdiğini belirtti. 11 Mart’ta duyurulan ortak eylem çerçevesinde piyasaya sürülmesi planlanan 400 milyon varil petrolün yaklaşık 290 milyon varili halihazırda piyasaya ulaşmış durumda, kalan miktar ise kademeli olarak arz edilmeye devam ediyor. Ajans, üye ülkelerin 1 milyar varilin üzerinde kamu kontrolünde acil durum petrol rezervi tuttuğunu da ekledi.

IEA’nın en güncel Petrol Piyasası Raporu’na göre, Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışının yeniden başlamasıyla Körfez’deki üretimde kısmi bir iyileşme görüldü. Bu durum, küresel petrol arzının Haziran ayında bir önceki aya göre günlük yaklaşık 4,1 milyon varil artışla 98,76 milyon varile ulaşmasını sağladı. Haziran’daki bu toparlanmaya rağmen, küresel petrol üretimi hala ABD/İsrail-İran Savaşı öncesi seviyelerin günlük yaklaşık 9,4 milyon varil altında seyrediyor. Ancak arzın toparlanma eğilimi ve yüksek seviyesini koruması, piyasalardaki arz endişelerinin hafiflemesine yardımcı oldu.

Ayrıca, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ticari ham petrol stoklarının beklentilerin aksine artış gösterdiğine dair veriler de petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskıyı güçlendirdi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ülkenin ticari ham petrol stoklarının geçtiğimiz hafta yaklaşık 2 milyon varil artarak 411,7 milyon varile ulaştığını duyurdu. Piyasalar ise stoklarda yaklaşık 2 milyon varillik bir düşüş bekliyordu.

Diğer yandan, İran medyası, bir İran petrol tankerinin ABD’nin açık deniz ablukasını geçerek Umman Denizi’ne ulaştığını bildirdi. Bu gelişme, İran’ın petrol ihracatının tamamen kesintiye uğramayabileceği beklentilerini pekiştirerek fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdı.

Dün gözlemlenen petrol fiyatlarındaki artış, enflasyon ve küresel ekonomik büyüme beklentilerini olumsuz etkilerken, merkez bankalarının gelecekteki olası sıkılaştırma politikalarına (şahin adımlar) dair endişeleri körükledi. Para piyasalarında, Fed’in yıl sonuna kadar toplam iki kez faiz artırımına gidebileceği beklentisi güçlendi. Bankanın Eylül veya Ekim toplantılarından birinde atacağı şahin adımın ardından, Aralık ayında da ek bir faiz artışı yapma olasılığı %78’e yükseldi. Amerika’da faiz oranlarının artırılmasının, ekonomik aktiviteyi ve dolayısıyla petrol talebini düşürerek petrol fiyatları üzerinde baskı oluşturması öngörülüyor.

Teknik analizlere göre, Brent petrol için 101,17 dolar seviyesi direnç noktası, 99,34 dolar ise destek bölgesi olarak takip ediliyor.

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/dunya/brent-petrolun-varili-9963-dolardan-islem-goruyor-952088.html

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir