TEKNOLOJİ

Doğu Karadeniz ‘Sıcak Havuz’a Dönüştü: Felaket Boyutunda Sel Tehdidi!

Gebze Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hakkı Baltacı’nın önemli açıklamalarına göre, Doğu Karadeniz’de deniz yüzeyi sıcaklıkları özellikle yaz dönemlerinde ciddi bir yükseliş gösterdi. Son kırk yılda ortalama 2,5 derecelik bir artış yaşanırken, bu artışın 1,6 derecesi son on yıla denk geliyor. Bu ısınmanın, bölgedeki ani ve şiddetli yağışları tetikleyerek sel riskini önemli ölçüde artırdığı belirtiliyor.

Dünya genelindeki iklim değişikliği ve beraberindeki sıcaklık artışları, deniz suyu sıcaklıklarını da etkiliyor ve bu durum, çeşitli coğrafyalarda hava olaylarının karakteristiğini değiştirebiliyor.

Prof. Dr. Hakkı Baltacı liderliğindeki Gebze Teknik Üniversitesi Yer ve Deniz Bilimleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırma, Doğu Karadeniz’deki deniz suyu sıcaklığı değişimleri ile kuvvetli yağışlar arasındaki doğrudan bağlantıyı gözler önüne serdi.

Çalışmada, özellikle yaz aylarında Doğu Karadeniz deniz suyu sıcaklığının son 40 yılda yaklaşık 2,5 derece yükseldiği, bu artışın 1,6 derecesinin ise son 10 yıllık periyotta gözlemlendiği kaydedildi.

Araştırmacılar, son yıllarda yazın deniz suyu sıcaklığının 26 dereceye kadar çıkmasının, atmosfere daha fazla nem taşınmasına yol açtığını ve bunun da uygun atmosferik koşullar altında ani ve şiddetli yağışların oluşumunu kolaylaştırdığını ortaya koydu.

Araştırma bulgularını değerlendiren Prof. Dr. Baltacı, Karadeniz gibi yarı kapalı denizlerin, iklim değişikliğinin etkilerini diğer bölgelere kıyasla çok daha yoğun hissettiğini vurguladı.

Baltacı, karasal ısınmanın yanı sıra denizdeki ısınmanın, bölgedeki doğal afetler açısından daha büyük bir tehlike oluşturduğunu belirtti. “Deniz suyu sıcaklığındaki aşırı artış, beraberinde kuvvetli yağışları ve kıyı bölgelerinde sel ve su taşkını riskini getiriyor. Bu durum, iklim değişikliği ile birlikte çok daha belirgin hale geldi ve artık daha sık yaşanıyor. Özellikle Doğu Karadeniz’de bu eğilim çok daha göze çarpıyor” şeklinde konuştu.

Karadeniz’deki mevsimsel ortalama sıcaklıkları aktaran Baltacı, kışın 9, ilkbaharda 11, yazın 23 ve sonbaharda 18 derece civarında seyrettiğini ifade etti.

“Son on yılda iklim değişikliğinin etkileri çok daha şiddetli bir şekilde hissedilmeye başlandı. Normal şartlarda temmuz ve ağustos aylarında deniz suyu sıcaklıkları 25 derecelere kadar çıkarken, 2023 yılı verilerine göre özellikle temmuz sonu ve ağustos aylarında bu değer 26 dereceye ulaştı. 26 derece, risk teşkil eden kritik bir eşik değeridir. Örneğin, Atlantik ve Pasifik okyanuslarında kasırgaların oluşumu için bu sıcaklık önemli bir risk faktörüdür. Ne yazık ki, bu durum Doğu Karadeniz’de de giderek daha sık görülüyor” yorumunu yaptı.

Mevcut iklim değişikliği eğilimlerinin devam etmesi durumunda, Doğu Karadeniz’de düzensiz yağışların mayıs ayından eylül ayına kadar olan döneme yayılabileceğini belirten Baltacı, ani ve kuvvetli yağışların daha sık yaşanacağını ve kentleşmenin de etkisiyle sel riskinin daha da artacağını öngördü.

Çalışmalarında, Doğu Karadeniz’de Rize, Artvin ve Hopa gibi bölgelerde eşik değerlerinin üzerinde gerçekleşen kuvvetli yağışları incelediklerini ifade eden Baltacı, 9 Temmuz 2016, 29 Temmuz 2016, 24 Ağustos 2015, 12 Ağustos 2004, 10 Temmuz 1992 ve 29 Ağustos 1988 gibi 6 farklı tarihi örnek gösterdi. Bu tarihlerde yaşanan aşırı yağışların atmosferik mekanizmaları analiz edildiğinde, deniz suyu sıcaklığının 26 derecenin üzerinde olduğu tespit edildi. Ayrıca, kuvvetli kuzeybatı rüzgarlarıyla taşınan nemin, atmosferin alt katmanlarında bulut oluşumunu tetiklediği ve bölgenin dağlık yapısının da atmosferdeki kararsızlık koşullarıyla birleşerek şiddetli yağışlara katkıda bulunduğu belirtildi.

Baltacı, Doğu Karadeniz’deki deniz suyu sıcaklıklarının Batı Karadeniz’e kıyasla ortalama 0,5 derece daha yüksek olduğunu vurgulayarak, “Bu durum, Doğu Karadeniz’i adeta bir ‘sıcak havuz’ haline getirdi. İklim değişikliğinin etkileri burada çok belirgin bir şekilde kendini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Baltacı, bölgenin dağlık coğrafyasının, nemin dar kıyı şeridinde yoğunlaşmasına neden olduğunu ve özellikle öğleden sonra art arda gelişen bulut sistemlerinin kuvvetli yağış ihtimalini yükselttiğini ekledi.

Bu riskleri minimize etmek amacıyla, mayıs-eylül ayları arasında deniz suyu sıcaklıklarının sürekli takip edilmesi gerektiğini belirten Baltacı, bölgeye özel yüksek çözünürlüklü hava tahmin modellerinin aktif olarak kullanılması ve erken uyarı sistemlerinin entegre bir yaklaşımla güçlendirilmesi gerektiği yönünde önemli tavsiyelerde bulundu.

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/bilim-teknoloji/dogu-karadeniz-sicak-havuz-oldu-sel-riski-katlanarak-artiyor-951063.html

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir