Türk Gemi ve Yat Sektörü Tarih Yazıyor: 1.5 Milyar Doları Aştı, Hedef 3 Milyar! İşte Başarının Sırrı
Gemi ve Yat İhracatçıları Birliği (GYHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Talha Pepe, sektörün ihracat performansındaki yükselişin ardındaki nedenleri açıkladı. Pepe, özellikle Kuzey Avrupa pazarına yönelik balıkçı gemileri, özel maksatlı gemiler ve römorkör teslimatlarının bu başarıda kilit rol oynadığını belirtti. Bu gelişmelerin, Türk denizcilik sektörünün küresel arenadaki rekabet gücünü sürekli olarak pekiştirdiğini vurguladı.
Yılın ilk yarısında 1,5 milyar dolarlık gemi ve yat ihracatı gerçekleştirdiklerini duyuran Pepe, yıl sonu hedeflerini de açıkladı. Sektör, 2,5 ila 3 milyar dolar arasında bir ihracat hacmine ulaşarak tarihi bir rekora imza atmayı hedefliyor.
Mustafa Talha Pepe, bu etkileyici performansın büyük bir kısmının, 2-3 yıl önce imzalanan sözleşmelerin zamanında teslim edilmesinden kaynaklandığını belirtti. Bu durum, Türk gemi inşa sanayisinin son dönemde kaydettiği önemli ilerlemeyi ve gelişimini gözler önüne seriyor.
GYHİB Başkanı Pepe, uluslararası pazarlardaki aktif rollerine değindi. “Potansiyel gördüğümüz her coğrafyada öncelikle ülkemizin, ardından birliğimizin bayrağını gururla dalgalandırıyoruz,” diyen Pepe, Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki gemi ve yat fuarlarına düzenli olarak katıldıklarını aktardı. Geçtiğimiz ay Yunanistan’da bulunduklarını, eylül ve ekim aylarında ise Almanya ve Fransa’daki önemli fuarlarda yer alacaklarını ekledi. Bu etkinliklerde hem Türkiye’yi hem de gemi inşa sektörünü en iyi şekilde temsil etmeye çalıştıklarını, fırsat buldukları her pazara ulaşma gayretinde olduklarını vurguladı.
Öte yandan, tersanelerin sipariş defterlerinde geçmiş yıllara göre hafif bir düşüş yaşandığını da belirten Pepe, Türk denizcilik sektörünün potansiyelini tam anlamıyla kullanabilmesi için mevcut teşvik ve destek mekanizmalarının sürdürülmesinin kritik önem taşıdığını dile getirdi.
Pepe, gemi inşa ve yat sanayisinin Türkiye ekonomisine sağladığı yüksek katma değeri özellikle vurguladı. Kilogram başına ortalama 25 dolarlık ihracat değeriyle bu sektörün, ülkenin genel ihracatına önemli bir değer kattığını ve Türkiye’nin en yüksek katma değerli sektörlerinden biri olduğunu ifade etti.
İhracat artışının istihdam, yan sanayi ve yerli üretim üzerindeki olumlu etkilerine de değinen Pepe, “Geçtiğimiz yıllarda yan sanayi ve istihdamı büyüttük, bunun sektöre katkısını net bir şekilde gördük. Bu nedenle, sektörümüzün gelişimine yön verecek teşviklerin ve kolaylıkların devam etmesini arzu ediyoruz,” şeklinde konuştu.
Yerli üretimin artmasının ihracat başarısına katkısını vurgulayan Pepe, özellikle pandemi döneminde küresel tedarik zincirlerinin kırılganlığının ortaya çıktığını hatırlattı. Türk gemi inşa ve yat sanayisinin, mümkün olduğunca yerli yan sanayi girdileri kullanarak, yurt dışı malzeme bağımlılığını azaltmayı ve müşterilere kusursuz teslimat süreçleri sunmayı hedeflediğini aktardı. Bu yaklaşımın, hem tedarik güvenliğini artırdığını hem de son kullanıcı memnuniyetini yükselttiğini belirtti.
Sürdürülebilir denizcilik alanındaki küresel dönüşüme hızla adapte olduklarını dile getiren Pepe, Türk tersanelerinde üretilen gemilerin %50’den fazlasının artık elektrikli veya LNG destekli gibi çevreci ve modern teknolojilerle donatıldığını açıkladı.
Özellikle Kuzey Avrupa pazarına yönelik yeşil gemi üretiminde belirgin bir artış gözlendiğini ifade eden Pepe, dünya denizcilik sektöründeki teknolojik ve çevresel dönüşümleri yakından izleyerek üretim süreçlerini bu doğrultuda sürekli güncellediklerini söyledi.
Gelecek dönemdeki en büyük önceliklerinin, Avrupa pazarında yıllar içinde kazanılan güçlü pazar payını korumak olduğunu belirten Pepe, balıkçı gemileri, feribotlar, römorkörler ve özel maksatlı gemiler gibi segmentlerdeki lider konumlarını sürdürebilmek adına sektörün aralıksız desteklenmesinin hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.