Türkiye’den Yaban Hayatına Can Suyu: İlk Yarıda 2.205 Hayvan Doğayla Buluştu
Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü, yaban hayatının korunması ve biyoçeşitliliğin sürdürülmesi adına önemli çalışmalara imza atıyor. Genel Müdür Kadir Çokçetin’in açıklamalarına göre, yılın ilk yarısında toplam 2 bin 205 yaban hayvanı, tedavileri tamamlandıktan sonra yeniden doğal yaşam alanlarına kavuşturuldu. Bu başarı, yaban hayvanı kurtarma ve rehabilitasyon faaliyetlerinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Doğal afetler, yaralanmalar, hastalıklar veya bitkin düşme gibi nedenlerle yardıma muhtaç hale gelen yaban hayvanları, DKMP’nin titiz çalışmaları sayesinde hayata döndürülüyor. Çokçetin, bu doğa koruma misyonunun kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.
Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi Yaban Hayvanları Birimi ile yapılan iş birliği kapsamında, özellikle iki şah kartalı ve altı kerkenezin başarılı bir şekilde doğaya dönüş süreci tamamlandı. Bu kuşların serbest bırakılmasının ardından, iki şah kartalına takılan uydu vericileri sayesinde hareketleri ve yeni ortamlarına uyumları bilimsel yöntemlerle yakından takip ediliyor. Bu izleme sistemi, yaban hayatı araştırmalarına değerli veriler sağlıyor.
Yaban hayvanı tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri, 2000’li yılların başından itibaren daha kurumsal bir yapıya kavuştu. Günümüzde DKMP bünyesinde ülke genelinde faaliyet gösteren 11 modern yaban hayvanı kurtarma ve rehabilitasyon merkezi bulunuyor. Bu merkezlerde acil müdahale, görüntüleme, cerrahi operasyonlar ve yoğun bakım hizmetlerinin yanı sıra, türlere özgü davranış rehabilitasyon programları da uygulanıyor. Hayvanlar, doğal ortamlarına salınmadan önce kapsamlı sağlık taramalarından geçirilerek paraziter ve enfeksiyöz hastalık kontrolleri yapılıyor.
Genel Müdür Çokçetin, 2012-2025 yılları arasında yaklaşık 84 bin yaban hayvanının tedavi ve rehabilitasyon sürecinin başarıyla tamamlanarak doğaya bırakıldığını belirtti. Sadece bu yılın ilk altı ayında ise 2 bin 205 canlı, yeniden özgürlüğüne kavuştu. Salım sonrası halkalama, elektronik vericiler ve diğer işaretleme metotlarıyla hayvanların doğal yaşama uyum süreçleri, hareket paternleri ve yaşam alanı kullanımları bilimsel olarak izlenmeye devam ediyor. Bu kapsamlı çevre koruma çabaları, Türkiye’nin biyoçeşitliliğini korumada hayati bir rol oynuyor.