Yıkımın Gölgesinde Gazze: 1000 Gündür Süren Abluka, Hayati Hizmetleri Nasıl Çökertti?
Gazze Belediyesi yetkilisi Serrac, İsrail’in sınır kapılarını kapatması ve bölgeye ekipman, inşaat malzemesi ile yedek parça girişini engellemesi sonucunda, yaklaşık 1 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi’nde temel belediye hizmetlerinin ağır aksak ilerlediğini açıkladı. Bu durum, Gazze’deki yaşamı derinden etkileyen bir insani kriz yaratıyor. Serrac, belediyenin son derece sınırlı kaynaklarla faaliyet göstermeye çalıştığını vurguladı. Kentte yaşayanlar ve savaş nedeniyle yerinden edilmiş Filistinliler, su, kanalizasyon ve diğer temel altyapı hizmetlerinden mahrum çadırlarda veya geçici barınma noktalarında zorlu koşullarda hayat mücadelesi veriyor. Özellikle Gazze’deki su krizi, günlük yaşamı felç etmiş durumda.
Savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 1,9 milyon Filistinlinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını belirten Serrac, Gazze kentindeki belediye binaları, hizmet araçları, şebekeler ve genel altyapının yüzde 80 ila 90 oranında tahrip olduğunu ifade etti. Bu büyük çaplı Gazze altyapı tahribatı, bölgenin yeniden inşasını imkansız hale getiriyor. Serrac, İsrail’in Gazze Şeridi’nin yaklaşık yüzde 70’ini kontrol etmesi nedeniyle belediye ekiplerinin birçok hayati tesise erişemediğini, bunun da bakım ve onarım çalışmalarını ciddi şekilde aksattığını dile getirdi. Bu durum, Gazze’deki belediye hizmetlerini durma noktasına getiriyor.
Kentte mevcut su kaynaklarının halkın su ihtiyacının yalnızca yüzde 30’unu karşıladığını vurgulayan Serrac, özellikle yaz aylarında artan tüketimin Gazze su krizini daha da derinleştirdiğini belirtti. Temiz suya erişim, bölgenin en büyük sorunlarından biri haline geldi. Birçok su kuyusunun erişilemez durumda olması veya gerekli yedek parçaların temin edilememesi nedeniyle devre dışı kaldığını açıklayan Serrac, boru, pompa ve bakım ekipmanındaki yetersizliklerin de su şebekesinin onarımını imkansız hale getirdiğini ifade etti. Bu durum, Gazze’deki insani krizi tetikliyor.
Yakıt ve elektrik kıtlığının yanı sıra İsrail’in su arıtımında kullanılan kimyasallar ve yedek parçaların girişine izin vermemesi krizi daha da büyütüyor. Serrac, Birleşmiş Milletler standartlarına göre kişi başına günlük en az 50 litre su gerektiğini, ancak Gazze’deki birçok bölgede bu miktarın sadece 10 ila 20 litre arasında kaldığını belirtti. Bu, Gazze’deki halk sağlığı için büyük bir tehdit oluşturuyor.
Gazze Şeridi’nin orta kesiminde yer alan Bureyc Atık Su Arıtma Tesisi’nin tahrip olması sonucunda, büyük miktarlarda arıtılmamış kanalizasyon suyunun doğrudan denize deşarj edildiğini aktaran Serrac, bu durumun Gazze’de çevresel bir felakete yol açtığını söyledi. Kanalizasyon şebekesinin de ağır hasar gördüğünü belirten Serrac, Şeyh Rıdvan Göleti’nin artık bir yağmur suyu toplama alanı olmaktan çıkıp bir kanalizasyon havuzuna dönüştüğünü, bunun da böcek, kemirgen ve kötü kokuların hızla yayılmasına zemin hazırladığını açıkladı. Bu durum, Gazze’deki atık sorununun ciddiyetini gözler önüne seriyor.
Serrac, bu koşulların özellikle çocuklar ve çadırlarda barınan yerinden edilmiş Filistinliler arasında ishal, hepatit ve deri hastalıkları gibi salgın riskini önemli ölçüde artırdığını vurguladı. Uluslararası yardım kuruluşlarının, gerekli bakım ekipmanı ve kimyasalların temin edilememesi durumunda Gazze’de bir sağlık felaketi yaşanabileceği konusunda uyarılar yaptığını da hatırlattı.
Belediyeye ait ağır, orta ve hafif iş makinelerinin yüzde 85’inden fazlasının kullanılamaz hale geldiğini belirten Serrac, ayakta kalan araçların dahi lastik, motor yağı ve yedek parça eksikliği nedeniyle hizmet vermekte büyük güçlük çektiğini ifade etti. Bu, Gazze’deki acil durum müdahalesini sekteye uğratıyor. Doğu bölgelerindeki ana çöp depolama alanlarına erişimin engellenmesi yüzünden atıkların mahallelerde ve barınma merkezlerinin etrafında yığıldığını kaydeden Serrac, bu durumun haşere ve kemirgenlerin hızla çoğalmasına neden olarak halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı. Gazze’deki hijyen sorunu, hastalıkların yayılma riskini artırıyor.
Gazze kentinde yaşayan yaklaşık 1 milyon kişinin önemli bir kısmının, temel altyapı hizmetlerinden mahrum çadırlarda yaşamaya çalıştığını dile getiren Serrac, bölgedeki yaşam koşullarının kabul edilemez düzeyde olduğunu belirtti. Günlük kişi başına düşen su miktarının 10 ila 20 litre arasında değiştiğini ve bunun asgari insani ihtiyaçları bile karşılamaktan uzak olduğunu ifade eden Serrac, belediyenin kısıtlı imkanlarla hizmet sunmaya çabaladığını ancak güvenli ve sağlıklı yaşam koşulları temin edemediğini ekledi. Bu durum, Gazze’deki insani dramı gözler önüne seriyor.
Serrac, motor yağı, araç lastiği, akü ve diğer yedek parçaların Gazze’ye girişinin engellenmeye devam etmesi durumunda belediye hizmetlerinin tamamen durma noktasına gelebileceği konusunda ciddi bir uyarıda bulundu. Uluslararası topluma, sınır kapılarının açılması, gerekli ekipman ve inşaat malzemelerinin Gazze’ye girişine izin verilmesi ve belediye ekiplerinin kentin doğu bölgelerine erişiminin sağlanması yönünde acil çağrıda bulundu. Bu çağrı, Gazze’deki abluka şartlarının hafifletilmesi için kritik önem taşıyor. Son olarak Serrac, Türkiye hükümetine ve halkına Filistin’e verdikleri destekten dolayı şükranlarını iletti. Savaşın sona ermesi ve sınır kapılarının açılmasıyla birlikte temel Gazze belediye hizmetlerinin yeniden işlevsel hale gelebileceğine dair umudunu dile getirdi.