LİFESTYLE

Sinema Dünyasının Karanlık Yüzü: Incel Kültürünü Deşifre Eden ve Şaşırtıcı Referanslarıyla 13 Film

Türkçeye “istemsiz bekar” olarak çevrilen “incel” kavramı, arzu etmelerine rağmen romantik veya cinsel ilişki kuramayan erkekleri tanımlar. Bu grup, ne yazık ki kadın düşmanlığına ve nefret söylemine yatkınlığıyla da biliniyor.

İlk kez 1997’de tanımlanan incel grubu erkekler, özellikle çevrimiçi forumlar ve sosyal medya platformları üzerinden kullandıkları aşağılayıcı dil ve marjinal söylemlerle genç erkekleri etkileşim ağına dahil ediyor. Zamanla bu tehlikeli söylem, hedefteki kadınlara yönelik psikolojik şiddetten fiziksel şiddete varan eylemlere dönüşebiliyor.

Böylesine belirgin bir toplumsal akımın sinema ve televizyon yapımlarına yansımaması elbette düşünülemezdi. Yakın dönem eserlerin birçoğunda bu tür incel profillerini gözlemlemek mümkün. Aşağıdaki listede hem incel oluşumunu doğrudan işleyen filmler ve diziler yer alıyor hem de incel topluluğunun referans aldığı, bazen yanlış yorumladığı ve kendini bu akımın kaynağı olarak gördüğü yapımlar bulunuyor. Şimdi bu eserleri yakından inceleyelim:

Üç farklı zaman diliminde geçen bir film, 2014’teki hikayesiyle incel alt kültürünü tüm çıplaklığıyla resmediyor. Kadın düşmanı manifestosuyla tanınan Elliot Rodger’ın yaşamından esinlenerek yaratılan Louis karakterinin eylemleri, Rodger’ın gerçek yaşamdaki davranışlarıyla birebir örtüşüyor. Bu film, incel kültürünün en karanlık ve tehlikeli yüzünü net bir biçimde gözler önüne seriyor.

1950’lerde geçen bir başka yapımda, Kanadalı psikolog Jordan Peterson’dan ilham alınarak oluşturulan bir karakter dikkat çekiyor. Frank isimli bu karakter, yalnız ve öfkeli erkeklerin sığındığı, “incel topluluğunun sözde entelektüel kahramanı” Peterson’ın bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Film, incel ideolojisini ve günümüzdeki erkeklik krizini eleştirel bir bakış açısıyla inceliyor.

Modern bir incel fantezisini konu alan film, rıza kavramını tamamen ortadan kaldırma, “cici çocuk” sendromu ve kadınların iradesini hiçe sayarak onları erkeğe bağımlı hale getiren tehlikeli bir senaryoyu işliyor. Başrollerini Jennifer Lawrence ve Chris Pratt gibi popüler oyuncuların paylaştığı bu yapım, vizyona girdiği dönemde geniş yankı uyandırmıştı.

Incel zihniyetinin, erkeklik krizinin ve kadının nesneleştirilmesinin güçlü bir eleştirisi olan bu Oscar ödüllü modern film, içerdiği iki farklı erkek karakterle hem “alfa erkek” hem de “cici çocuk” profillerine göndermeler yapıyor. Film, Ava adlı yapay zeka robotun bu iki erkekle mücadelesine odaklanıyor ve yapay zekayı rızası dışında kontrol altında tutma fikrini sorguluyor. Filmin türü: yapay zeka-bilim kurgu, psikolojik gerilim, dram.

Sinema dünyasına yeni dahil olan bir tür olan “incel korku”nun başarılı örneklerinden biri olan bu film, bir incelin fantezilerinin gerçeğe dönüşmesini ve kadına zorbalıkla hükmetme arzusunu tasvir ediyor. Rıza olmadan yaşanan ilişkiler, pasif şiddet ve bencil istekler gibi incel kültüre ait birçok parametreyi barındırıyor. Dört ana oyuncusu ve yönetmeni Z kuşağına mensup olan bu yapım, şimdiden bir “korku klasiği” haline gelmiş durumda. Filmin türü: doğaüstü + incel korku, psikolojik gerilim, kara romantizm.

Son derece sert ve doğrudan bir incel eleştirisi sunan bir başka filmde, Lady Gaga’nın canlandırdığı Harley Quinn karakteri, incel alt kültürünün kadınlara bakış açısını çarpıcı bir şekilde yansıtıyor. Harley, Arthur Fleck’in yalnızca şöhretiyle ilgileniyor, ona gerçek anlamda aşık değil. Yönetmen Phillips, ilk filmdeki Joker karakterini sahiplenen kitleyi bu filmiyle adeta cezalandırarak, incel kültürüne karşı en kuvvetli protestolardan birine imza atıyor.

Erkeklerin kadın bedeni ve özgür iradesi üzerindeki haksız iddialarını resmeden bu film, incel forumlarında sıklıkla dile getirilen “fembot” (f.ckbot) fantezisiyle, kendilerine sınırsız itaat eden yapay kadınları gösteriyor. İnternet trollerini ve kadınları aşağı çekme amacındaki incel’leri eleştiren yapım, işler istediği gibi gitmediğinde erkeğin dönüştüğü canavarı layıkıyla hicvediyor. Filmin türü: yapay zeka-bilim kurgu, kara komedi, psikolojik gerilim.

A. Adolescence (yön. Philip Barantini/Stephen Graham/Jack Thorne) 2025 / IMDb: Bu Netflix mini dizisi hakkında söylenecek tek şey; küçük kusurlarını görmezden gelirsek, neredeyse bir başyapıtla karşı karşıya olduğumuzdur. Geçen sene ödüllere boğulan bu muazzam dizi, incel bir ergeni odağına alıyor ve şimdiden birçok makaleye ve akademik çalışmaya konu oldu. Çağımızı daha iyi anlamak için bu diziyi mutlaka izlemelisiniz.

Clare isimli taksi şoförü kadının, aracına aldığı Carl isimli yolcuyla yaşadığı dehşeti anlatan dizi, akşam 7’de başlayıp her bölümünde bir saatte gelişen olayları aktarıyor. Yönetmen Veena Sud, Carl karakterinin psikolojisini yaratırken doğrudan incel alt kültüründen ve internetteki toksik erkeklikten esinlendiğini açıkça belirtiyor.

Kadınları itaatkar nesneler olarak gösteren bir film, aynı zamanda güçsüz erkeklerin kontrol takıntısına da vurgu yapıyor. Meşhur repliği “-Bunu neden yapıyorsunuz?”, “-Çünkü yapabiliyoruz” olan bu yapım, çekildiği dönemde incel tanımı yapılmadığı için ataerkillik eleştirisi ve yeni dalga feminizm söylemi olarak algılanmıştı. Yeniden çevrimi de yapılan ve birçok esere referans olan film, oldukça önemli ve ayrıksı bir yere sahip. Filmin türü: yapay zeka/bilim kurgu, psikolojik gerilim, gizem.

Taxi Driver, sinemanın ilk “prototip” incel filmi olarak kabul edilir. Filmin senaristi Paul Schrader, Travis Bickle’ın bir incel karakteri olduğunu doğrulamış ve “Travis Bickle günümüzde yaşasaydı, taksi şoförü olmaz, muhtemelen internette takılan karanlık, kadın düşmanı biri olurdu” demiştir. Film, “erkek yalnızlığını” dibine kadar sorgular. Incel kültürü henüz isimlendirilmeden çekilen ve derin okumalara açık bu zamansız başyapıtı, şimdilerde bir kez daha izlediğinizde, ileri görüşlülükte çığır açan bir film olduğunu çok daha iyi anlayacaksınız.

Sosyal medya çağı öncesi bir incel manifestosu olarak betimlenen film, Scorsese’nin Taxi Driver’ının manevi kardeşi niteliğindedir. Filmdeki incel kültürü unsurları ise kendini kanıtlama takıntısı, her şeyi kendine hak görme arzusu ve yalnızlığını hayallerle giderme çabasıdır. Hiçbir şey üretmeden ünlü olmak isteyen, tehlikeli biçimde takıntılı yalnız erkek, Scorsese’nin bu müthiş klasiğinin baş karakteridir.

The King of Comedy’nin oğlu olarak nitelendirilebilecek 2019 yapımı Joker filmi, toplumsal bir deney laboratuvarına dönüşmüş, son derece etkili bir yapımdır. ABD’de bazı salonlarda gösterimi öncesi, yalnız ve öfkeli erkekleri şiddete özendireceği gerekçesiyle geniş güvenlik önlemleri alınmıştır. Baş karakter Arthur’un Joker’e dönüşmeden önce yaşadıkları, incel kimliğini birçok parametrede doğrular. Joker, yakın tarihin en sarsıcı ve güncel incel manifestosudur.

Aslen feminist bir hiciv ve tüketim toplumu eleştirisi olan American Psycho’nun baş karakteri Patrick Bateman, aslında bir incel değildir; çünkü kadınlarla kolaylıkla ilişki kurar ve yüksek bir sosyal statüye sahiptir. Ancak bu film, inceller tarafından tamamen farklı algılanmış, Bateman “sigma male” bir incel kahramanı olarak tanımlanmıştır. Filmin toksik maskülenite ve kapitalizm eleştirileri, internet kültüründe “literally me” (aynı ben) şeklinde bir incel fenomenine dönüşmüştür. Filmin türü: psikolojik korku, kara komedi, suç, işyeri draması.

Inceller tarafından bir diğer yanlış anlaşılan ve “gasp edilen” film ise Fight Club’dır. Tyler Durden karakteri, karizması, öfkesi ve topluluğu etkileyebilme gücüyle, yalnız ve hayal kırıklığına uğramış erkeklerin hayranlığını kazanmıştır. Aslen tüketim çılgınlığını ve erkeklerin kimlik krizini odağına alan film, “redpill” akımının “gerçeği görmek” mottosuyla uyuşması ve kadınlara mesafeli duran karakteriyle, ideal erkek betimlemesi olarak yanlış anlaşılmıştır. Filmin türü: suç, işyeri draması, psikolojik dram, kara komedi.

Kaynak: https://eksiseyler.com/incel-kulturunu-anlatan-ve-bu-akima-referans-olarak-gosterilen-filmler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir