FSM Köprüsü’nde Tarihi Rekor: 38 Yılda 2.3 Milyar Araç Geçişi!
İstanbul’un fatihi Fatih Sultan Mehmet’in adını taşıyan ve “Boğaz’ın ikinci gerdanlığı” olarak anılan FSM Köprüsü, 3 Temmuz 1988’deki hizmete girişinden bu yana 38. yılını doldurdu.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, köprünün hizmete girişinin yıl dönümünde yaptığı değerlendirmede, sürücülere güvenli, konforlu ve hızlı bir geçiş imkanı sunduğunu belirtti. Bakan Uraloğlu, Yavuz Sultan Selim Köprüsü açılana dek uzun yıllar uluslararası transit taşımacılığının ve ağır vasıta trafiğinin ana güzergahı olduğunu vurguladı.
Uraloğlu, FSM Köprüsü’nden günlük ortalama 240 bine yakın aracın geçtiğini ve açıldığı günden bu yana toplamda 2 milyar 288 milyon geçişin kaydedildiğini açıkladı. İstanbul Boğazı’ndaki artan trafik yoğunluğuna çözüm olarak FSM ve 15 Temmuz Şehitler Köprüleri’nin yetersiz kalması üzerine Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya Tüneli gibi yeni alternatif geçişlerin hayata geçirildiğini ifade etti.
Bakan Uraloğlu, hayata geçirilen ulaşım projelerinin mesafeleri kısaltarak vatandaşlara zaman ve yakıt tasarrufu sağladığını, karbon emisyonlarını düşürerek çevre kirliliğini önlediğini dile getirdi. Ayrıca, bu hızlı, güvenli ve konforlu ulaşım altyapılarının bakım çalışmalarının 7/24 esasına göre sürdürüldüğünü ekledi.
Asya ile Avrupa’yı birleştiren, yüzyıllardır ticaretin, kültürün ve ekonominin merkezi olan İstanbul, 15 milyon 754 bin kişiye ulaşan nüfusuyla Türkiye’nin yüzde 18,3’ünü barındırıyor.
Dünya’nın önde gelen şehirlerinden biri olan İstanbul, binlerce yıllık köklü tarihiyle de dikkat çekiyor. Geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapan bu kentin iki yakasını birleştirme fikri milattan öncesine dayanırken, 20. yüzyılın ikinci yarısındaki hızlı kentleşme süreciyle birlikte köprü ihtiyacı da giderek arttı.
Şehirdeki yerleşim alanlarının genişlemesi, yoğun göçler, ekonomik büyümeler ve artan trafikle birlikte İstanbul Boğazı için hep bir hayal olan köprülerin inşası için ilk adımlar atıldı ve 30 Ekim 1973’te Boğaziçi Köprüsü hizmete açıldı.
Asya ve Avrupa arasındaki ilk kalıcı karayolu bağlantısını sağlayan Boğaziçi Köprüsü’nün açılışının ardından, Türkiye’nin ekonomik gelişimi ve İstanbul’un hızla artan nüfusu nedeniyle günlük araç trafiği beklentilerin çok üzerinde bir seyir izledi.
İlk yılında günde ortalama 32 bin 520 araca hizmet veren köprü, 14 yıl içinde bu sayıyı günlük 130 bine çıkardı. Bu yoğunluk, hizmet kalitesini düşürerek kentte ikinci bir köprünün zorunluluğunu ortaya koydu. Böylece, Napolyon Bonapart’ın “Dünya bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu” sözleriyle tanımladığı bu megakentte ikinci bir köprü için 1985 yılında çalışmalara başlandı.
İlk boğaz köprüsüyle kıtalararası karayolu bağlantısının ekonomik önemi artarken, Avrupa ve Anadolu otoyollarını daha yüksek kapasiteli bir çevre yoluyla birleştirmek amacıyla Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 217 kilometrelik Kınalı-Sakarya Otoyolu inşa edildi.
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün temeli, İstanbul’un fethinin yıl dönümüne denk gelen anlamlı bir tarih olan 29 Mayıs 1985’te atıldı. İnşaatına 4 Aralık 1985’te başlanan köprünün ilk tabliyesi 17 Eylül 1987’de yerleştirildi ve tabliyelerin montajı 4 Şubat 1988’de tamamlandı.
İnşası için 1100 iş günü öngörülen köprü, taahhüt edilen süreden 192 gün önce, 29 Mayıs 1988’de bitirildi ve 3 Temmuz 1988’de resmen hizmete açıldı.
Günümüzde İstanbul’un iki yakasını birbirine bağlayan 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya Tüneli olmak üzere dört farklı kara yolu geçişi arasında Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, en yoğun kullanılan ulaşım projelerinden biri olarak öne çıkıyor.
15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün yaklaşık 5 kilometre kuzeyinde, Boğaz’ın Rumeli yakasındaki Hisarüstü ile Anadolu Yakası’ndaki Kavacık mevkileri arasında konumlanan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün orta açıklığı 1090 metredir. Köprünün kule temelleri Boğaz’ın her iki yakasındaki yamaçlara yerleştirildi.
Köprünün uluslararası denizcilik standartlarına uygun dikey gabarisi 64 metre olarak belirlenirken, kule temelleri ve ankraj blokları Avrupa ve Anadolu yakalarında Devoniyen sistemine ait kireç taşı ve yumrulu kireç taşı formasyonu üzerine inşa edildi.
Yapının her iki ucunda, taşıyıcı ana kablolardan gelen çekme yüklerini kaya zemine aktaran, 50×60 metre boyutlarında ve yaklaşık 35 metre derinliğinde masif betonarme ankraj blokları bulunuyor. Bu blokların içinde kabloların sabitlendiği özel odalar yer alıyor.
Toplam genişliği 39,4 metre, tabliye sayısı 62, denizden yüksekliği 64 metre ve kule yüksekliği 107,1 metre olan köprünün kulelerinin ağırlığı 7 bin tona ulaşıyor.