Hürmüz Boğazı’nda Kritik Anlaşma: ABD ve İran Gerilimi Düşürüyor mu?
Ortadoğu’da uzun süredir devam eden gerilimlerin ardından, ABD ve İran, karşılıklı saldırıların neden olduğu tansiyonu düşürme konusunda önemli bir anlaşmaya vardı. Bu karar, özellikle Hürmüz Boğazı ve çevresinde yaşanan bir dizi çatışmanın ve iki ülkenin birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçlamasının ardından geldi.
Amerikalı yetkililer, küresel petrol ve gaz sevkiyatı için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilerin güvenli ve serbest geçişinin yeniden sağlandığını doğruladı. Ayrıca, bölgedeki savaşı sonlandırmayı hedefleyen müzakerelerin devam edeceğini belirttiler. Ancak, İran tarafından saldırıların durdurulduğuna dair henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
İki taraf arasında 17 Haziran’da imzalanan 14 maddelik mutabakat zaptı, tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesini öngörüyordu. Bu anlaşma kapsamında İran, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçişi için 60 gün boyunca çaba göstermeyi kabul etmişti. Ne var ki, Hürmüz Boğazı’nda bir yük gemisine düzenlenen saldırı ve ABD’nin buna karşılık hafta sonu gerçekleştirdiği misilleme hava saldırıları, bu hassas ateşkesi ciddi şekilde tehlikeye attı. İran da bu saldırılara yanıt olarak Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD üslerini hedef aldı.
Bölgedeki barış arayışları sürerken, ABD arabuluculuğunda İsrail ve Lübnan arasında imzalanan çerçeve anlaşması ise yeni bir krize yol açtı. Lübnan’daki güçlü siyasi ve askeri aktör olan Hizbullah, bu anlaşmayı reddederek Beyrut yönetimini Lübnan’ın egemenliğine zarar vermekle suçladı. Anlaşmanın imzalanmasından sadece iki gün sonra, İsrail ordusu Lübnan’ın güneyinde Hizbullah’a ait bir tüneli hedef aldığını duyurdu. Tahran yönetimi, daha geniş kapsamlı bir ateşkes anlaşmasının kalıcı olabilmesi için Lübnan’daki çatışmaların tamamen durdurulması gerektiğini vurguluyor. Böylece, ABD-İran gerilimi ve bölgesel güvenlik konuları birbirine bağlı bir şekilde ele alınmaya devam ediyor.