OECD’den Kritik Uyarı: Küresel Ekonomi Baskı Altında, Savaşın Gölgesi Büyüyor!
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), son yayımladığı Ekonomik Görünüm raporuyla küresel ekonomideki yavaşlama tehlikesine dikkat çekti. “Baskı Altında” temasıyla sunulan raporda, özellikle Orta Doğu’daki gerilimlerin ve belirsizliklerin ekonomik dayanıklılığı sınadığı vurgulanıyor.
ABD ile İran arasındaki çatışmaların ne kadar süreceği ve etkilerinin boyutu henüz netleşmese de, savaş sonrası hasar gören altyapıların onarımı ve küresel tedarik zincirlerinin normale dönmesinin aylar alabileceği öngörülüyor. Bu durumun ekonomi üzerindeki baskıyı bir süre daha sürdüreceği tahmin ediliyor.
Körfez ülkelerindeki petrol, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), tarım ve sanayi girdisi fiyatlarındaki artışlar birçok ülkenin enflasyonunu yukarı çekerken, Orta Doğu’ya olan ithalat bağımlılığı nedeniyle Asya ekonomileri olası şoklara karşı daha kırılgan bir konumda bulunuyor.
OECD, bu olağanüstü belirsiz ortamda küresel ekonominin gelecek 18 ayına dair iki farklı senaryo sundu. Bu senaryolar, enerji krizinin gidişatına, çatışmalara çözüm bulunma süresine ve alınacak politikalara göre şekilleniyor.
**Sınırlı Süreli Aksaklık Senaryosu:** Bu senaryoda, enerji üretimi ve ticaretinin yılın üçüncü çeyreğinden itibaren kademeli olarak normale döneceği ve Asya ekonomilerinde sınırlı enerji arz kısıtı yaşanacağı varsayılıyor. Küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,8’e gerilemesi, 2027’de ise yüzde 3,1’e yükselmesi bekleniyor. Enflasyonun ise 2025’te yüzde 3,4’ten bu yıl yüzde 4’e çıkıp 2027’de yüzde 3,1’e ineceği öngörülüyor. Kalıcı ateşkes ve enerji fiyatlarındaki düşüşle büyümenin bir miktar daha artması ve enflasyonun düşmesi mümkün görünüyor.
**Uzun Süreli Kesinti Senaryosu:** Barış sağlanamazsa, enerji üretimi ve ihracatındaki kesintilerin 2027’nin ikinci yarısına kadar devam edebileceği belirtiliyor. Bu durumun ciddi kıtlıklara, verimlilik düşüşüne ve yatırımların azalmasına yol açarak küresel ekonomik büyümenin bu yıl yüzde 2,1’e, 2027’de ise yüzde 1,8’e gerilemesine neden olabileceği vurgulanıyor. Resesyon ve işsizlik risklerinin artabileceği, enflasyonun ise yükselebileceği öngörülüyor.
**Türkiye Ekonomisi Değerlendirmesi:** OECD’ye göre Türkiye ekonomisi bu yıl yüzde 3,1, 2027’de ise yüzde 3,8 büyüyecek. Yüksek enerji ve emtia fiyatlarının iç talebi baskılayabileceği ancak yıl sonuna doğru tüketici güveninin artması ve faiz indirimlerinin tüketim ve yatırımları destekleyeceği tahmin ediliyor. Dezenflasyon süreciyle enflasyonun 2027’nin ilk yarısında yüzde 20’nin altına inmesi beklenirken, Orta Doğu’daki gerilimin enflasyon için önemli bir risk unsuru olduğu belirtiliyor. Türkiye’nin petrol, doğal gaz ve gübre ithalatının büyük kısmının Basra Körfezi’nden gelmemesi, doğrudan tedarik riskleri açısından avantaj sağlasa da Avrupa’daki talep durgunluğu ve Çin’in rekabeti gibi faktörlere karşı hassasiyetini koruyor.