Ebola Tehdidi Büyüyor: Batı’nın Kısmen Azalan Yardımları Salgını Küresel Risk Haline Getirebilir
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) doğusunda başlayan ve Uganda’ya da yayılan Ebola salgını, virüsle mücadele ederken aynı zamanda ciddi bir finansal zorlukla da karşı karşıya. Bu durum, ABD’deki yardım kuruluşlarının bütçelerinde yaşanan kesintilerin ardından ortaya çıkan ilk büyük Ebola krizi olması açısından önem taşıyor. Geçmişteki salgınlarda hızlı müdahale sağlayan altyapı, Batı ülkelerinin fonları geri çekmesiyle zayıfladı. Bu durum, mevcut sistemin temel ihtiyaçları bile karşılamakta zorlanmasına neden oluyor. Örneğin, ABD’nin KDC’ye yönelik dış yardımının 2024’te 1,4 milyar dolar olması beklenirken, bu yıl şu ana kadar sadece 21 milyon dolara ulaşması, krizin boyutunu gözler önüne seriyor.
Salgının merkez üssü olan Ituri eyaletinde faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, virüsün resmi duyurudan önce topluluklar içinde fark edilmeden yayıldığını belirtiyor. Ebola’nın ilk belirtilerinin bölgede sık görülen sıtma ve tifo gibi hastalıklarla benzerlik göstermesi ve yeterli laboratuvar imkanının olmaması, vaka takibini güçleştiriyor. Uzmanlar, mevcut resmi verilerin buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu ve tedavi yetersizliği nedeniyle ölüm oranlarının arttığını vurguluyor. Sağlık çalışanları da büyük risk altında; Bunia’daki bir tıp merkezinde en az beş doktor ve hemşire virüse yakalanarak hayatını kaybetti.
Tıbbi yetersizliklerin yanı sıra, yerel halk ile insani yardım ekipleri arasındaki güvensizlik de krizi derinleştiriyor. Bazı topluluklar, virüsün gerçekliğine inanmıyor veya yardım çalışanlarının virüsü yaydığını düşünüyor. Cenazeler aracılığıyla bulaşmayı önlemek için getirilen defin kuralları halkın tepkisini çekiyor ve bu durum, Rwampara bölgesinde bir Ebola merkezinin ateşe verilmesine yol açtı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) salgını uluslararası kamu sağlığı acil durumu olarak ilan ederken, yeni aşı çalışmaları da devam ediyor. Ancak küresel siyasi kutuplaşma, devletlerin bu krize ortak bir refleks göstermesini engelliyor. ABD, bölgeden gelen yolculara yönelik sınırlama ve karantina merkezi oluşturma gibi önlemler alırken, sahadaki ekipler acil uluslararası lojistik, temiz su ve uzman desteği çağrısında bulunuyor. Bu durum, Ebola’nın küresel bir sağlık tehdidi haline gelme potansiyelini artırıyor.