İmamoğlu Davasında Yeni Perde: Casusluk İddiaları ve Sanık Savunmaları Mahkemede
İstanbul’da görülen ve Ekrem İmamoğlu ile birlikte 3 sanığın yargılandığı casusluk davasının ikinci duruşması Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki mahkeme salonunda başladı. Duruşmada, tutuklu sanıklar Özkan, Yanardağ ve Gün ile avukatları hazır bulunuyor. Merdan Yanardağ’ın savunmasıyla devam eden duruşmada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre 2019-2025 yılları arasındaki suçlamalar ele alınıyor.
İddianamede, sanık Hüseyin Gün’ün dijital materyallerinde yer alan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) veri tabanına ait olduğu belirlenen bilgiler aracılığıyla çok sayıda vatandaşın kişisel verilerine ulaşıldığı belirtiliyor. Bu verilerin Necati Özkan tarafından temin edildiği ve Merdan Yanardağ’ın beyanına göre Özkan’ın, İmamoğlu’nun talimatıyla İBB’ye ait e-posta adresleri ve şifreleri ‘Ostin’ adlı dijital platforma aktardığı iddia ediliyor. Gün’ün ise bu bilgilerle belediyenin gizli belgelerine ve yazışmalarına eriştiği kaydediliyor.
İddianamede ayrıca, Ekrem İmamoğlu’nun imzasıyla Teftiş Kurulu Başkanlığı’na gönderilen bir yazıda, dışarıdan belirlenecek uzmanlara ve belediye müfettişlerine tüm verilere erişim, inceleme ve kopyalama yetkisi verildiği aktarılıyor. Bu yetkinin, özellikle seçim çalışmalarında yabancı istihbarat servislerine veri sağlamak amacıyla kullanıldığı ve bu veriler üzerinden analizler yapıldığı, böylece kişiler arasındaki gizli veya özel verilere erişildiği değerlendirmesi yapılıyor.
İddianamede, istihbarat servisi elemanlarından elde edilen verilerin Gün, Özkan ve İmamoğlu arasında hiyerarşik bir şekilde aktarıldığı öne sürülüyor. Geçmişte kamuoyuna yansıyan ‘İBB 2019 veri kopyalama’ sürecini gündemden düşürmek amacıyla yabancı istihbarat servisi elemanı Aaron Barr ile birlikte hareket ederek algı faaliyeti yürüttükleri ve bu çalışmayı da İmamoğlu’nun talimatıyla gerçekleştirdikleri belirtiliyor.
Mevcut deliller ve itirafçı beyanları doğrultusunda Ekrem İmamoğlu’nun, vatandaşların kişisel bilgilerini nüfuzunu kullanarak ele geçirip yabancı istihbarat servislerine aktardığı, bu süreçte siyasi menfaat temin etme gayesinde olduğu ve bu eylemlerin Özkan ve Gün ile birlikte gerçekleştirildiği tespit edildiği iddianamede yer alıyor.
Devletin güvenliği ve siyasal çıkarlarıyla yakından ilgili olan İBB veri tabanındaki sır niteliğindeki bilgilerin, İmamoğlu’nun talimatıyla Özkan tarafından internetin karanlık platformuna yüklendiği belirtiliyor. İddianamede, tüm vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlanarak ‘siyasal casusluk’ suçunun tam tanımına uyacak şekilde, devletin yönetimiyle ilgili bilgilerin yabancı bir devlet yararına Türkiye’nin zararına toplandığı vurgulanıyor. Bu faaliyetlerin, 2019 yerel seçimlerini manipüle ederek İmamoğlu’nun seçimi kazanmasını sağlamak ve bu yolla Türkiye siyasetinde söz sahibi olmak amacıyla gerçekleştirildiği değerlendirmesi yapılıyor.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ hakkında ‘siyasal casusluk’ suçundan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Duruşma, sanık Merdan Yanardağ’ın savunmasıyla devam ediyor.