Türkiye Zırh Çeliği Üretiminde Tam Bağımsızlık Kazandı: Milli Kaynaklarla Küresel Güç
SAHA İstanbul tarafından düzenlenen Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı (SAHA 2026), Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerli ve milli üretim hamlelerine stratejik bir ivme kazandıran gelişmelere sahne oluyor. Anadolu Ajansı’nın Global İletişim Ortağı olduğu fuarda, OYAK bünyesindeki zırh çeliği üreticisi Miilux, Türkiye’nin zırh çeliği ihtiyacını tamamen karşılama başarısını sergiledi.
Sivas’tan çıkarılan madenlerin Manisa’daki ileri teknoloji tesislerinde işlenerek kara araçlarından milli gemilere kadar geniş bir yelpazede kritik koruma sağlayan Miilux, yüzde 100 yerli sermaye ve teknolojiyle üretim yapıyor. Bu sayede hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yüksek mukavemetli ürünlerle desteklenmesi hem de küresel pazarda Türkiye’nin rekabetçi bir oyuncu olarak temsil edilmesi hedefleniyor.
OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, SAHA İstanbul’un Türk savunma sanayisi için bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, fuarın her geçen yıl büyüdüğünü ve Türk savunma sanayisinin geldiği noktanın gurur verici olduğunu vurguladı. Yalçıntaş, Miilux’un Türkiye’nin tek yerli ve milli zırh çeliği üreticisi olduğunu hatırlatarak, “Maden aşamasından nihai ürüne kadar tüm değer zinciri, ülke sınırları içerisinde tamamlanıyor. Zırh çeliği, dünya genelinde en önemli stratejik savunma malzemelerinden biri. Milli bir üreticiyiz, çünkü tüm teknoloji bize ait. Dolayısıyla üretmede veya ihraç etmede hiçbir kısıtımız yok. Madenimiz Türkiye’de Sivas’tan çıkıyor, Ereğli ve İstanbul’da çeliğe dönüşüyor ve Manisa’da tamperlenerek zırh çeliği oluyor. Dolayısıyla tüm bu değer zinciri yüzde 100 yerli.” ifadelerini kullandı.
Miilux’un faaliyete geçmesiyle Türkiye’nin zırh çeliği tedarikinde yaşadığı zorlukların aşıldığını belirten Yalçıntaş, üretilen çeliğin milli denizaltı ve uçak gemisi projelerinde de kullanıldığını ve bu durumun Türkiye için olumlu bir gelişme olduğunu sözlerine ekledi. Yalçıntaş ayrıca, sanayi şirketleri için kurumlar vergisinin yüzde 25’ten 12,5’e düşürülmesinin sektörde önemli bir rahatlama yaratacağını ve bunun istihdam ile yatırımları doğrudan tetikleyeceğini belirtti. Bu düzenlemenin, Türk sanayisini ciddi ölçüde rahatlatacağını ve önünü açacağını vurguladı.