DÜNYA

Katil Netanyahu’nun sadık Mossad şefi Gofman

Netanyahu’nun askeri sekreteri Tümgeneral Roman Gofman, 12 Nisan’da Mossad Direktörlüğüne atandı.

David Barnea’dan 2 Haziran’da görevi devralacak Gofman, 5 yıl Mossad’ın başında kalacak.

Ancak Netanyahu tarafından yapılan bu atama, şimdiden teşkilatın 8 bin kişilik personeli arasında ve İsrail kamuoyunda genel bir huzursuzluk yaratmış durumda.

Netanyahu’nun mevcut askeri sekreteri olan Gofman, Mossad için dışarıdan bir isim sayılıyor.

1976 yılında eski Sovyetler Birliği (bugünkü Belarus) topraklarında dünyaya gelen Gofman, 1990’da İsrail’e göç etti. Gofman, 5 yıl sonra zırhlı birliklere katıldı ve 2024’te tümgeneralliğe kadar yükseldi. Askeri kariyeri boyunca Gofman, işgal altındaki Lübnan’ın güneyi, Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nde saldırılara katıldı.

Gofman, henüz genç bir subayken, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerden gasbedilen topraklar üzerine kurulu yasa dışı “Eli” yerleşiminde “Yahudi üstünlükçülüğünü” savunan aşırı sağcı görüşleriyle bilinen “Bnei David” dini okulunda derslere katıldı. Bir yazısında Gofman, “İsrail’in ebediyeti” kavramını burada öğrendiğini ifade etti.

Söz konusu okul, radikal hahamlar tarafından yönetiliyor ve siyonistlerin ordu içerisindeki nüfuzunu artırmayı hedefliyor.

Aşdod’da (Usdud) yaşayan Gofman, 7 Ekim 2023’teki Aksa Tufanı sırasında Gazze Şeridi sınırındaki bir yolda çatışmaya girerek bacağından vuruldu.

Tedavisinin ardından görevine dönen Gofman, İsrail’in bölgedeki saldırıları sürecinde Gazze Şeridi’nin tamamının işgal edilmesini ve kontrolün İsrail’de kalmasını öneren bir plan taslağı hazırladı.

Gofman hakkındaki en büyük endişelerden biri, istihbarat deneyiminin olmaması ve geçmişindeki usulsüzlük iddiaları.

Gofman’ın, 2015-2017 yıllarında işgal altındaki Batı Şeria’da görev yaparken, gerekli izinleri almadan ve yasal prosedürleri izlemeden Filistinli muhbirler devşirdiği ve onları kurallara aykırı faaliyetlerde kullandığı belirtiliyor.

Ancak en büyük skandal, 2022 yılında işgal altındaki Golan Tepeleri’nde tümen komutanıyken 17 yaşındaki İsrailli Uri Elmakias’ı bir istihbarat operasyonunda kullanması oldu.

Gofman’ın, İran ve Hizbullah’a yönelik bir nüfuz operasyonu kapsamında, reşit olmayan bu gence sosyal medyada yayımlaması için gizli bilgileri verdiği iddia edildi.

Elmakias’ın orduyla hiçbir resmi bağı yoktu ve işe alınma süreci Gofman’ın Genelkurmay’daki üstlerinden tamamen habersiz yürütüldü.

İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak), Elmakias’ın internetteki faaliyetlerini fark edince genci casusluk şüphesiyle tutukladı. Sorgulama sırasında Elmakias, kendisini işe alan asıl ismin doğrudan Gofman olduğunu itiraf etti. Ancak operasyonun, özellikle Elmakias’ın reşit olmaması gibi nedenlerle yasal sınırları aştığı anlaşılınca, Gofman bu genci tanıdığını dahi reddederek olayın arkasında durmadı.

Elmakias, sonuçlarla tek başına yüzleşmeye terk edildi. Bir buçuk yılını gözaltında, defalarca sorgulanarak, istismara uğrayarak geçiren Elmakias, nihayetinde mahkeme tarafından tamamen beraat ettirildi. Gofman ise kınama cezası aldı ancak askeri kariyerine kesintisiz devam ederek sonunda Netanyahu’nun askeri danışmanlığına kadar yükseldi.

Atamaya karşı çıkan eski İsrail Yüksek Mahkemesi Başkanı Asher Grunis, “Sivil bir küçüğün kullanılması ahlaki ve etik açıdan son derece ağır bir kusurdur.” dedi.

Bu sırada Elmakias, hesap sorulması ve tazminat talebiyle yeniden ortaya çıktı ve Gofman’ın atama kararının ardından Aralık 2025’te şunları söyledi:

“Beni bir yıldan fazla hapislerde çürümeye terk eden, beni işe almadaki rolü hakkında soruşturmacıları ve mahkemeyi defalarca yanıltan bir kişi, İsrail’in en önemli güvenlik teşkilatlarından birine liderlik etmeye uygun mudur?”

Bu, aralarında üst düzey ordu ve Mossad subaylarının da bulunduğu pek çok İsraillinin sorduğu bir soru. Görevden ayrılacak Mossad Direktörü David Barnea da onlardan biri.

Haziran ayında görevini devretmeye hazırlanan Barnea, Gofman’ın atamasını inceleyen komiteye sunduğu görüşte sert uyarılarda bulundu. Barnea, “uygunsuz davranış” nedeniyle kınama almış bir adayın, özellikle Mossad Direktörlüğü gibi kritik bir makama terfi ettirilmesinin engellenmesi gerektiğini bildirdi.

Güvenlik kaynaklarına göre Gofman, son iki yılda Netanyahu’nun en yakın halkasının kilit figürlerinden biri haline geldi. Rusça bilmesi sayesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ilişkileri sürdürmek amacıyla Rusya’ya gizli ziyaretler gerçekleştiren Gofman, Suriye ile yapılan görüşmelerde de merkezi bir rol oynadı.

Netanyahu, her atamasında olduğu gibi bu kararın da büyük bir tartışma yaratacağının muhtemelen farkındaydı.

Mevcut Mossad Direktörünün kendi yerine önerdiği aday dahil olmak üzere, kurumun içinden yetişmiş tüm deneyimli isimler bir kenara itildi. Onların yerine, Başbakan’ın aşırı milliyetçi politikalarına yakınlık duyan ve eleştirmenlere göre sadakati nedeniyle Netanyahu’ya “acı gerçekleri” söyleme ihtimali düşük görülen bir isim tercih edildi.

Askeri uzman Yossi Melman gibi eleştirmenler bu atamayı Netanyahu’nun istihbarat topluluğunu ve güvenlik kurumlarını “ele geçirme” ve “siyasallaştırma” operasyonunun bir parçası olarak görüyor. Gadi Eisenkot gibi isimler, üst düzey pozisyonların “sadakat ödülü” olarak dağıtıldığını söylüyor.

Eski Mossad yetkilisi Rami Eigra, siyasi motivasyonla yapılan bu atamanın operasyonel başarısızlıklara yol açabileceği konusunda uyardı.

Elmakias ve bazı sivil toplum kuruluşları, atamayı durdurmak için 14 Nisan 2026’da Yüksek Mahkeme’ye başvurdu.

Genellikle sağ görüşlü ve hükümete yakın çizgisiyle bilinen Israel Hayom gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısında, “Netanyahu’nun İsrail’in güvenliğiyle kumar oynadığı” ifade edildi. Güvenlik stratejileri uzmanı gazeteci Yoav Limor ise konuyu şu sözlerle özetledi:

“Gofman yetenekli bir subay olabilir ancak son bir buçuk yıldır Netanyahu’nun askeri sekreterliğini yapması dışında, sahip olduğu hiçbir yetenek üstleneceği bu yeni görevle örtüşmüyor. Öyle görünüyor ki bu atamanın arkasındaki asıl neden, aralarındaki yakın mesai ve bu süreçte pekişen kişisel sadakat bağıdır.”

Barnea’nın 5 yıllık görev süresinin sonunda ayrılması, Ekim 2023’ten bu yana İsrail güvenlik mekanizmasında yaşanan neredeyse tam kapsamlı bir revizyonun tamamlanması anlamına gelecek.

İsrail ordusu eski Askeri İstihbarat Dairesi Şefi Tümgeneral Aharon Haliva Nisan 2024’te, eski Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi Mart 2025’te, eski Şin-Bet Başkanı Ronen Bar da Haziran 2025’te istifa etti.

Netanyahu’nun siyasi rakipleri, Bar’ın asıl “suçunun”, Başbakan’ı koltuğundan edebilecek yolsuzluk davasında Netanyahu’nun istekleri doğrultusunda ifade vermeyi reddetmesi olduğunu belirtiyor. Buna karşılık Şin-Bet’in başına getirilen David Zini’nin, özel görüşmelerinde yargı sistemine tamamen saldırdığı ve Şin Bet’in mahkemelere değil, doğrudan Başbakan’a sorumlu olması gerektiğini söylediği vurgulanıyor.

Atama kararıyla birlikte Mossad’ın 14. direktörü Gofman’ın etik pusulasıyla ilgili sorular da gündeme geldi.

Gofman da yasa dışı yöntemleriyle Şin Bet’in başına getirilen Zini ile örtüşen bir yaklaşıma sahip.

İsrail Harp Akademisi bünyesinde hazırladığı iç raporlarda ve doktriner çalışmalarda kaleme aldığı yazılarda Gofman, bir komutanın zaman zaman resmi yetkisi olmasa dahi inisiyatif alması gerektiğini savundu. Gofman ayrıca politika yapıcıların, açıkça tanımlanmamış olsa bile “sezilen iradelerini” yerine getirmek adına görev tanımının dışına çıkılabileceğini ileri sürdü.

Askeri ve idari sınırları aşmayı bir kural ihlali değil, amaca ulaşmak için bir zorunluluk olarak gören Gofman, bu yönüyle Makyavelist bir tutuma sahip.

İsrail basınında Gofman, Mossad’ın başına seçilen en tartışmalı ve deneyimsiz aday olarak görülüyor. Gofman’ın stratejik özel operasyonlar ve uluslararası ilişkiler konusundaki yetkinliğinin ise sınırlı olduğu ifade ediliyor.

Çeşitli askeri ve akademik programları tamamlamış olmasına rağmen Gofman’ın İngilizcesinin iyi olmaması, Mossad’ın en önemli ortağı olan ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ile yakın ilişki kurma becerisini engelleyebilecek bir eksiklik olarak öne çıkıyor.

Gofman, dil becerilerini İbranice ve Rusça’nın ötesine taşıyamadı. Bu durum, Mossad’ın başına geçecek Gofman için bir eksiklik olarak görülüyor.

Gofman’ın en az tartışılan yönü ise Başbakan Netanyahu’ya olan sarsılmaz sadakati.

Başbakan’ın askeri danışmanı sıfatıyla Gofman, diğer üst düzey subayların karşı çıktığı bir tavır sergileyerek, Netanyahu’nun yolsuzluk davasında ifade vermekten “güvenlik gerekçeleriyle” muaf tutulması gerektiğini savundu.

Netanyahu, 4 Aralık 2025’te Gofman’ı Mossad’ın başına aday gösterdiği sırada yaptığı konuşmada, Gofman’ı övmüştü.

Kaynak: https://www.trthaber.com/haber/dunya/katil-netanyahunun-sadik-mossad-sefi-gofman-943149.html

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir