Batı Şeria’da Yeni Bir Krize Doğru: İsrail’in Yerleşim Genişlemesi Planları
İsrailli Bakan Smotrich, Kanal 14 televizyonuna yaptığı açıklamada, Nablus yakınlarında Filistin’e ait topraklara hukuksuz bir şekilde kurulan yerleşim yerlerinin genişletileceğini duyurdu. Bu hamle, bölgedeki tansiyonu daha da artıracak nitelikte.
Bakan Smotrich, özellikle Nablus’un güneyindeki Eli yerleşim biriminde 763 yeni konutun inşa edileceğini ve böylece yerleşimin mevcut büyüklüğünün üç katına çıkacağını belirtti. Bu genişleme projesiyle binlerce yeni İsrailli yerleşimcinin Filistin toprakları üzerindeki bu yasa dışı yapılara yerleşmesinin hedeflendiği aktarıldı.
Daha önceki açıklamalarında Smotrich, 2022 yılı sonlarında hükümetin göreve gelmesinden bu yana işgal altındaki Batı Şeria’da 104 yeni yerleşim yeri ve 160 tarım merkezinin inşasına onay verildiğini de belirtmişti. Bu durum, İsrail’in bölgedeki yerleşim politikası ve Filistin topraklarına yönelik gasbının hız kesmeden devam ettiğini gösteriyor.
Halihazırda Batı Şeria’da, Filistin toprakları üzerinde yasa dışı olarak kurulan 141 yerleşim birimi ve 224 kaçak yerleşimde yaklaşık 750 bin İsrailli yerleşimci yaşamaktadır. Doğu Kudüs’te de yaklaşık 250 bin İsraillinin benzer şekilde Filistinlilere ait arazilerde ikamet ettiği biliniyor. Bu yerleşimlerin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğu sıkça vurgulanmaktadır.
Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Heyeti’nin 6 Temmuz tarihli raporuna göre, bu yılın ilk altı ayında İsrailli yerleşimciler ve güvenlik güçleri tarafından Filistinlilere yönelik 3 bin 488 saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırılar genellikle Filistin köylerine baskınlar, ev kundaklamaları, silahlı saldırılar, toprakların yasa dışı olarak ele geçirilmesi ve yeni kaçak yerleşim noktalarının oluşturulması şeklinde kendini gösteriyor.
Söz konusu olaylar sonucunda 17 Filistinli sivil hayatını kaybetti. Filistinli yetkililer, bu tür eylemlerin işgal altındaki Batı Şeria’nın ilhak edilmesinin önünü açma amacı taşıdığı konusunda sürekli uyarılarda bulunuyor. Uluslararası toplum da bu yerleşim genişlemesi politikalarını endişeyle izlemektedir.